Bu yılki 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, Türkiye’nin dört bir tarafında kadınların hem mücadelelerini kutladıkları hem de yaşadıkları yoksulluk ve şiddet koşullarına karşı öfkelerini düne göre çok daha kitlesel olarak birlikte haykırdıkları bir gün olarak tarihe geçti. Ancak iş yeri eylemleri ve kutlamaları görünür olmadı. Eylemlerde yoksulluk ve güvencesizlik sık sık dile getirilse de kadın işçiler taleplerini sendikalarıyla 8 Mart alanlarına taşıyamadı.
Kadınlar şiddete karşı alandaydı. Şüpheli kadın ölümlerine yönelik, “Bahar Taş’a ne oldu?”, “Rojin Kabaiş’e ne oldu?” ifadeleri de hem sloganlarda hem de kadınların dövizlerinde yer aldı. Aile politikalarına yönelik tepkiler de yaygınlaştırılmaya çalışılan eşitsizlik, şiddet ortamının beslenmesi ve LGBTİ’lere yöneltilen saldırılar üzerinden ele alındı. 8 Mart alanlarında da bu politikaların etkisi, özellikle LGBTİ’lere yönelik kısıtlamalar ve polis şiddeti ile görünür oldu.
Aynı zamanda bu saldırılar o kadar ileri gitti ki Eskişehir’de polis, küçük bir kız çocuğunun yaptığı gökkuşağı çizimi olan bir dövize dahi el koydu.