Bugünlere benzetilen 1973’te, Arap-İsrail savaşının başlamasıyla petrol fiyatları 3 dolardan 12 dolara fırladı. Haliyle dünya ekonomisinin fay hatları da kırıldı. Savaşta Arap ülkelerinden gelen petrol ambargosu, Avrupa’da kilometrelerce uzayan akaryakıt kuyrukları yarattı. Sanayi durma noktasına geldi. Araplar, petrolü bir silah olarak kullanabileceklerini keşfetmişti. Kriz bittiğinde ise dünya artık eski dünya değildi.
1973’teki savaş Türkiye için de tam bir kırılma noktası oldu. Günü kurtarmaya yönelik adımlar atılması ekonomideki şokların etkilerini büyüttü. Sabit kur rejimi, krizin derinden hissedilmesine neden oldu. Döviz kıtlığına çare olarak geliştirilen dövize çevrilebilir mevduatlar ise Türkiye’yi borç krizine sürükleyen önemli faktörlerden biri oldu.
Kuyruklar ülkesine dönüştük, sanayi adeta durma noktasına geldi. İşsizlik tırmanışa geçti. Fitili 1973’te ateşlenen bu krizin etkileri 1980’lere kadar devam etti.
24 Ocak kararları olarak bilinen paket açıldı. TL, bir gecede yüzde 32 değer yitirdi. Enflasyon zirve yaptı. Sosyal haklar, sendikalar budandı. İthalatın önü açılınca kıtlıklar bitti. Ancak hayat pahalılığı ülkenin bitmeyen derdi haline geldi. Serbest piyasa ekonomisine geçmiştik.
Enerji krizi kapımızda birikiyor. Görünen o ki; bu yıl dünya ekonomileri, petrol fiyatlarındaki baş döndürücü yükselişle zorlu bir sınavla karşı karşıya kalacak. Bu savaş bittiğinde de artık dünya eskisi gibi olmayacak. Yeni bir dünya şekilleniyor.