Fatih Yaşlı: İran savaşında ABD ve İsrail'in askeri ya da politik hiçbir hedefine ulaşamadığı açık

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Bu iki haftanın sonunda ABD ve İsrail’in askeri ya da politik hiçbir hedefine ulaşamadığı açık. Eğer mesele İran’ın balistik füze gücünü ortadan kaldırmaksa henüz buna dair kayda değer bir ilerleme yok, eğer mesele İran’ın nükleer silah sahibi olmasını engellemekse buradaki durum muğlak ve eğer mesele rejimi devirmekse şu an için rejimin devrilmesi imkânsız görünüyor.

Her iki beklenti de çok net bir şekilde boşa düşmüş durumda ve şu günlerde Batı’da Trump’a yönelik en büyük eleştiri de bu savaşın nihai hedefinin ne olduğu konusundaki belirsizlik hali. Şu an için ellerinde İran’ı daha çok yakıp yıkmak, halka daha çok zarar vermek, daha çok katliam yapmak dışında başka seçenekleri yok, buna da devam ediyorlar zaten. 

Esas mesele, İran’ın izlediği stratejinin ve seçtiği hedeflerin askeri olmanın ötesine uzanan ekonomi-politik karakteri. İran savaşın ilk günlerinden itibaren gayet bilinçli bir şekilde ABD üslerinin yer aldığı Körfez ülkelerini vuruyor ve bunu sadece askeri bir niyetle yapmıyor. Bu ülkelere gönderilen her füze ve vurulan her hedef, Hürmüz Boğazı’nın fiilen kapatılmasıyla birlikte küresel kapitalist sistemin işleyişini sekteye uğratıyor.

Öte yandan emperyalist saldırganlık ABD içerisinde de birtakım engellerle karşı karşıya. Trump MAGA tabanına savaşları bitirme ve ülke dışındaki Amerikan askerlerini ülkeye döndürme sözünü vermiş, izolasyonist bir politika izleyeceğini söylemişti; ancak sözünü tutmadı ve şimdi buna Cumhuriyetçilerin içinden ciddi bir tepki yükseliyor.

Fatih Yaşlı’nın yazısı