Ortadoğu’da İran merkezli bir savaşın ekonomik etkisi yalnızca petrol fiyatı üzerinden okunamaz. Turizm, havacılık, gayrimenkul ve hizmet ekonomisi bu tür jeopolitik şoklara en hızlı tepki veren sektörlerdir. Çünkü bu sektörlerin temel girdisi güvenlik algısıdır.
Bir bölgede savaş riski yükseldiğinde turist önce planını erteler, havayolu şirketleri uçuş rotalarını değiştirir; yatırımcı, gayrimenkul alımını beklemeye alır ve restoran-perakende zinciri, turizmdeki düşüş ile birlikte gelir kaybı yaşamaya başlar. Bu nedenle İran savaşı uzadıkça Arap ülkelerinde ve Türkiye’de ekonomik etkinin en hızlı görüleceği alan turizm olacaktır. Etkiyi daha net görmek için üç farklı senaryo üzerinden okumak gerekir.
Eğer bölgesel güvenlik algısı Türkiye’yi de kapsayacak şekilde olumsuzlaşırsa turistler tamamen Akdeniz’in batısına kayabilir. Ancak Türkiye güvenli bir destinasyon olarak algılanmayı başarırsa, Körfez ve Orta Doğu’ya gidemeyen turistlerin bir kısmını çekme ihtimali de vardır. Bu durumda özellikle Antalya, Bodrum ve İstanbul gibi destinasyonlar alternatif tatil merkezleri haline gelebilir ve turizm kaybının bir bölümü telafi edilebilir. Jeopolitik kriz dönemlerinde turizm akışı genellikle tamamen durmaz; sadece daha güvenli görülen rotalara doğru yeniden dağılım gösterir.