Teknoloji tarihine bakıldığında savaşların çoğu zaman inovasyonu hızlandırdığı görülür. İnternetin doğuşu, GPS teknolojisi ya da yarı iletken araştırmalarının büyük kısmı askeri projelerle bağlantılıdır.
Yapay zekâ da bu döngünün dışında kalmıyor.
Çatışma ortamları hükümet bütçelerini büyütür, teknoloji yatırımlarını hızlandırır ve bürokratik engelleri ortadan kaldırır. Bu nedenle krizler çoğu zaman teknoloji şirketleri için yeni pazarlar anlamına gelir. Devlet sözleşmeleri ise teknoloji ekonomisinin en cazip gelir kaynaklarından biridir: yüksek bütçeli, uzun vadeli ve politik olarak güvence altına alınmış projeler. Microsoft, OpenAI’nın en büyük ortağı ve aynı zamanda Pentagon’a bulut altyapısı sağlayan şirket.
Başka bir deyişle: gerilim, teknoloji şirketlerini yavaşlatmıyor, aksine büyütüyor.
Yıllardır teknoloji şirketlerinin kullandığı bir savunma vardı: “Biz sadece araç üretiyoruz.” Yapay zekâ tartışmaları bu cümlenin artık eskisi kadar geçerli olmadığını gösteriyor. Kullanıcılar artık yalnızca hangi modelin daha iyi yazı yazdığına bakmıyor. Şirketlerin kiminle çalıştığını, hangi projelere dahil olduğunu ve hangi değerleri temsil ettiğini de sorguluyor.