Bütün bu savaşlar, bu saldırganlık tek tek insanları değil insanlığı hedef alıyor. Hedef alınan salt hayatlar değil. İnsanlığa dair her türlü erdem ve güzellik hedefte. Dayanışma, kardeşlik duyguları, hayatı savunma güdüsü bu saldırganlığın pençesinde.
İşte böyle bir savaşın sekizinci, dokuzuncu günündeyiz.
İran halkı direniyor ama bu yeterli değil. Direnişe bütün halkların da, insanlığını kaybetmemiş olanların da katılması gerekiyor. Patlama, füze, uçan ve düşen uçak görüntüleri yanıltmasın. Emperyalist savaş salt Ortadoğu’da devam etmiyor. Washington’dan Berlin’e, Quito’dan Havana’ya, Hatay’dan Doğu Beyazıt’a kadar insanlık ile emperyalizm arasındaki savaş sürüyor. İkinci olası yanılgı da savaşın insanlığa karşı ABD ve İsrail’in orduları tarafından yürütüldüğü. Her gün yeniden görüyoruz ki, emperyalist cephenin silahları çok çeşitli ve değişik görünümlerde ortaya çıkıyor.
“Bize de İran’dan?” diye konuşanların, “ne o ne bu” kolaycılığına saklananların, “Küba’yla niye dayanışalım?’ sorusunu hiçbir utanma duygusu taşımadan yöneltebilenlerin insanlık üzerindeki öldürücü etkisi B-52 bombardıman uçaklarınınkinden az değil.