Rıfat Okçabol: Yapılması gereken, şeriatın ne anlama geldiğini anlatıp Anadolu insanının özünü harekete geçirmektir

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

1946’dan itibaren ülkemizi yöneten Amerikancı basiretsiz iktidarlar ile Amerikancı 12 Eylül 1980 darbesi ve sonra gelen koalisyon hükümetleri, Türkiye’yi de bu dönüşümün içine sokmuştur. “Ortadoğu Projesi”nde ABD ile eşbaşkanlık yapan AKP iktidarında ise, 3 Mart 1924’te kabul edilen devrim yasalarının 102. yılında, ne yazık ki halk egemenliği -laiklik- entübe edilecek duruma getirilmiştir.

Anayasa ve yasalardaki laiklikle ilgili mevzuata karşın, iktidarın laiklik karşıtı karar ve uygulamaları her gün yaygınlaşmaktadır. Öncelikli görevi laik düzeni korumak olan kurumlar ise şeriatçıların değil, laikliği savunanların peşine düşmüştür. Bu durumdan cesaret alan Eğitim Bakanı, laikliği savunanları mahkemeye vermiştir.

AKP iktidarında laiklik karşıtlığının her yıl ivme ve derinlik kazanmasına karşın laikliğin henüz entübe edilmemiş olması, insanımızın özünde var olan laiklik damar nedeniyledir. İnsanımızın bu anlayışı, aynı zamanda halk egemenliğinin-laikliğin- yeniden işlerlik kazanmasının da anahtarıdır. Yapılması gereken, hilafetin ya da şeriatın ne anlama geldiğini, Afganistan’dan, İran’dan, Suriye’den verilen örneklerle anlatıp insanları bilinçlendirip Anadolu insanının bu özünü harekete geçirmektir.

Rıfat Okçabol’un yazısı