Ahmet Taşgetiren: Ankara, ısrarla 'İsrail tahriki'nin altını çiziyor

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Ankara, hem Cumhurbaşkanı Erdoğan diliyle hem Dışişleri Bakanı Fidan diliyle ısrarla “İsrail tahriki”nin altını çiziyor.

Mesela Erdoğan ilk açıklamasında “Siyonist lobinin tahrikleriyle İran’a karşı düzenlenen hava harekâtı” ifadesini kullandı. 

Bu yaklaşım, kamuoyunda “Trump’ın kollandığı – sakınıldığı” gibi bir izlenim bırakıyor. Hani “Adamın damarına basmayalım” gibi bir yaklaşımın yansıması.

Bunun bir mantığı olmalı kuşkusuz. “İran’ın yanında görünmeme”, “İran’ın yanlışlarına ortak olmama”, “İran’ın Körfez ülkelerine yönelik saldırılarına mesafe koyma” gibi gerekçeler olabilir elbette, ama gene de diyelim hukuksuzluğa, vandallığa, dozajı gittikçe daha çok artan süper güç haydutluğuna, sivil alanların, okulların, hastanelerin vurulmasına tepki de verilebilir. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “sulhü sükûn tarafındayız” ifadesi oldukça düşük yoğunluklu bir tavır.

Bu tavrı anlaşılabilir kılan ise “arabuluculuk” ihtimali. Acaba Trump’a bir şey söylenebilir mi, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Trump’a ulaşabilme imkânı “sulh – sükun arayışında” işe yarar mı?

Ahmet Taşgetiren’in yazısı