Bakanlık kızamık ölümlerini gizliyor mu?

Türkiye, Dünya Sağlık Örgütü’ne (DSÖ) geçen yıl 219 kızamık vakası bildirdi. 63’ü bir yaşın altında ve 46’sı aşısızdı. Türkiye kızamık açısından ‘endemik‘ bölge. Yani virüs ‘yerleşik’ ve bağışık olmayanlar arasında sürekli dolaşımda. DSÖ Türkiye’nin aşıyla ilgili verilerini yeterince güvenilir bulmuyor.

Halk sağlığı uzmanı Prof. Dr. Muzaffer Eskiocak’a göre ölümcül kızamıktan hiç ölüm bildirilmemesi hastalığın doğasına uygun değil.

Fotoğraflar: AA

Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) ve DSÖ’ye göre 2024’te Avrupa’da kızamık vakaları son 25 yılın en yüksek düzeyine ulaşmıştı. 2025’te önlemlerle hızı kesildi. Ancak salgın riski sürüyor.

Covid pandemisiyle aşılanma oranlarının düşmesi, aşıya karşı gelişen direnç, sağlık politikalarını üretenlere duyulan güvensizlik gibi sebepler ciddi sakatlıklara, ölümlere, bağışıklık sisteminin gücünü kaybetmesine ve ölümlere yol açabilen kızamığın tüm dünyada patlamasına zemin hazırladı.

Bir hasta 20 kişiye bulaştırabiliyor

Kızamık açısından zaten kırılgan, zaman zaman salgınların görüldüğü Türkiye’de de benzer bir eğilim var. Pandemiden hemen sonra bazı yıllarda vakalarda kaygı verici oranda arttı. 2023’te 5 bin 88, 2024’te 1584 kızamık vakası tespit edildi.

Ancak pandemiden önce de kızamık bizim için sorundu. Türkiye’de 2006 ile 2010 arası kızamık vakası parmakla sayılacak kadar azdı. Hatta hekim adayları eğitimleri sırasında vaka dahi görmüyordu. Ancak Aralık 2010’dan itibaren vakalarda dalgalanmalar başladı. Hatta zaman zaman ‘büyük patlamalar‘ gözlendi.

Kızamık en bulaşıcı virüslerden biri. Bir hasta 12-17, bazan 18-20 kişiye kadar bulaştırabiliyor. Hastanın örneğin öksürerek çıkardığı virüs havada iki saat kadar asılı kalabiliyor. O havayı soluyan virüsü de alıyor. Sadece 2023’te kızamık yaklaşık 107 bin 500 insanın ölümüne yol açtı.

En etkili korunma yöntemi aşı

Kızamıktan koruyan en etkili yöntem, iki doz aşı. Aşılamanın 2000 ile 2023 arasında 60 milyon ölümü önlediği tahmin ediliyor.

Aşısının iki dozu yüzde 97’ye varan oranda ömür boyu koruma sağlıyor. Kızamık salgınlarını önlemek ve toplum bağışıklığına ulaşmak için her toplulukta birinci yaşın bitiminde ve dördüncü yaşın bitiminde olmak üzere her çocuğa iki doz olarak uygulanan kızamık aşısıyla yüzde 95’lik bir aşılama oranını yakalamak gerekiyor. Bu şekilde toplum, kızamık virüsünün hasta edecek bireylere ulaşmasını engeller. Buna ‘toplum bağışıklığı’ deniyor.

Toplum bağışıklığına ulaşmak, henüz aşılanmamış bebekleri, hamileleri, bağışıklık sistemi zayıf kişileri (kanser hastaları, organ nakilliler, bağışıklık sistemi hastalıkları olanlar vs.) kızamıktan koruyor.

Kızamık aşısı, kızamıkcık ve kabakulak aşılarıyla birlikte üçlü karma (KKK deniyor) olarak yapılıyor. DSÖ Türkiye’nin aşıyla ilgili verilerini ‘yüksek olmayan güvenirlik düzeyinde‘ değerlendiriyor. Örgüte bildirilen veriye göre, ilk aşı dozunu yaptırma oranı yüzde 95, ikinci aşı dozunu yaptırma oranı ise yüzde 94.

Aşısızların salgını

İstanbul Sağlık ve Teknonoloji Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Muzaffer Eskiocak da DSÖ gibi bakanlık verilerine temkinli yaklaşıyor.

Diken’in sorularını yanıtlayan halk sağlığı uzmanı, yüzde 95’lik aşılama oranını aşan il sayısının sadece (örgütte ulaşılabilen son veriler 2024’ten) 29 olduğunu belirterek şöyle devam etti:

“Kızamık aşısızların, yaşına göre eksik aşılıların salgını. Kızamık aşıları, ülkemizde, biri dokuzuncu ayın bitiminde olmak üzere 12 ve 48 aylarını tamamlayanlara 3 doz yapılıyor. Eksik uygulanmamalı.

Dünya Sağlık Örgütü’nün Türkiye verilerine göre 2025 yılında görülen 219 vakada; bir yaş altındaki 63 vakaların sadece 14’ü aşılı (ilk doz dokuzuncu ayda yapılıyor).

Beş yaş altı 113 çocuğun 57’si aşısız. 42’sinin ikinci dozu yapılmamış. Yani aşılanmadıkları için hasta oluyorlar. Kızamığın çocuklarda komplikasyon ve ölüm riski yüksek.

Vakaların 143’ü 10 yaş altı çocuklar. Kızamık aşısı çok etkili. Aşıların tüm ülkeye homojen olarak yayılması gerekiyor. Bu konuda sorunumuz var.”

Ölümler gizleniyor mu?

Yine örgüt verisine göre hastaların 88’i yani yüzde 40’ı hastaneye yatırılarak tedavi edilmiş.

Eskiocak, bakanlığın önceki yıllardaki yüksek vaka sayılarına rağmen ölüm bildirmemesine de temkinli yaklaşıyor ve hatırlatıyor: “Kızamık öldürücü bir hastalık. Hiç ölüm bildirilmemesi hastalığın doğasına uygun değil..”