Basın İlan Kurumu (BİK) ve Kredi Garanti Fonu’nun (KGF) işbirliğiyle 2 binin üzerindeki gazete, dergi ve haber sitesi için 7,5 milyar liralık kredi programı hazırlandı.

Türkiye, Uluslararası Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü’nün (RSF) son raporunda Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde bir sıra daha düşerek 159’unculuğa gerilemişti. Endekste 180 ülke var.
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan geçtiğimiz günlerde Anadolu Ajansı (AA) ve TRT’yi Ankara’daki su sorununu haberleştirdiği için ‘özgür basın’ ilan etmişti.
İktidar yanlısı medya için kamu şirketlerinin musluğun ağzına sonuna kadar açtığı Türkiye’de bağımsız medya ise var olma mücadelesi sürdürüyor.
Finansa erişim kolaylaşacak
İşbirliği BİK ile KGF arasında İletişim Başkanlığı’nda düzenlenen törenle imzalandı. İletişim Başkanı Burhanettin Duran programın ‘basın sektöründe finansa erişimi kolaylaştıracağını’ söyledi.
Finansmandan resmi ilan ve reklam yayınlayan 2 binin üzerindeki gazete, dergi ve haber siteleri faydalanacak.
Basın kuruluşlarının bankalardan kullanacağı 3,75 milyon liraya kadar nakdi kredinin 3 milyon lirasına KGF kefil olacak.
BİK tarafından verilecek krediler için bankalardan alınması gereken teminat mektupları 7,5 milyon liraya kadar olacak. KGF bunun 6 milyon lirasına kefil olacak. Bu kredi, 12 veya 24 eşit taksitle BİK’e ödenecek.
Bir süreli yayının kullanabileceği toplam kredi limiti 11,25 milyon lira. KGF’nin burada toplam kefalet tutarıysa 9 milyon lira.
‘Erdoğan’ın vizyonu doğrultusunda‘
Duran programı şöyle savundu:
“Bu finansal kolaylığın temel amacı basın özgürlüğünün güçlendirilmesi, yerel ve ulusal medyamızın sürdürülebilirliği ve gazeteciliğin nitelikli icrasıdır. Bunun finansla yakından alakalı olduğu açıktır.
Bu kredi, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın vizyonu doğrultusunda Türkiye’de hem demokrasinin güçlenmesi ve basının önemli bir aktör olarak etkin rol üstlenmesi amacıyla sunuluyor.
Basın yalnızca haber aktaran mecra değil. Basın kamuoyunun sesi, toplumun vicdanı, demokrasinin en temel dayanaklarından bir tanesi.
Bu nedenle şunu açıkça ifade etmek isterim ki, güçlü bir basın olmadan güçlü bir demokrasiden söz edemeyiz. Güçlü bir demokrasinin olmadığı yerde ise kalıcı ve sağlıklı ekonomik sürdürülebilir bir yapının mümkün olmadığını hepimiz bilmekteyiz.”