İstanbul’un suç haritasında bugüne kadar bilinmeyen isimlerin, bilinmeyen örgütleri sıralanıyor.
Alışıldık suç örgütlerinden farkı, sonsuz bir insan kaynağına sahip olmaları.
Telegram başta olmak üzere online iletişimi mümkün kılan bazı uygulama ve kanallara girdiğinizde dehşet bir ‘davet’ ortamı ile karşılaşıyorsunuz,
Uygun fiyata istenilen eylemin yapılabileceğini bildiren bu kanallara mesaj atıldığında, hemen yanıt veriliyor.
Anadolu’nun herhangi bir yerinde yaşayan bir çocuk, ‘kahraman’ gibi gördüğü bu gruplara katılma isteğini bildirdiğinde, basit bir iki araştırmadan sonra davet alıyor.
Bu davetin sonucunda İstanbul ya da Ankara’da ağırlanıyor. Otel masrafı, yeme içme masrafı karşılanıyor.
Basit bazı eylemlerde transfer yoluyla getirilen bu çocuklar kullanılıyor.
Bu çocukların çetelerde kalıcı olup olmayacakları da sadakatlerine bağlı.
Cezaevine düşerse ailesine yardımcı olunan çocuk, sadakat gösterirse suç kariyerine aynı çetede devam edebiliyor.
Nasıl oluyor da bir ülkenin kentlerinde suç örgütleri böylesine rahat hareket edebiliyor?
Nasıl oluyor da bir ülkenin sokakları bu kadar tekinsiz hale gelebiliyor.