Özgür Erdursun: Emekli sayıları açıklanırken dul ve yetim aylıkları ayrı başlıkta değerlendirilmelidir

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Dul ve yetim aylıkları; sigorta­lı bir çalışanın vefatı sonrasında, onun ödediği primler üzerinden hesaplanan emekli aylığının, ha­yatta kalan eş ve çocuklara belir­li hisseler oranında paylaştırıl­masıyla ödenir. Bu aylıklar;

Ölüm aylığıdır

Yardım niteliği taşır

Sürekli ve koşulsuz değildir

Türkiye’de bugün 3 milyon 623 bin 54 dosyada, toplam 4 milyon 396 bin 857 kişi dul ve yetim aylığı almaktadır. Ancak bu kişiler çoğu zaman emekli gibi gösterilerek top­lam emekli sayısının içine dahil edilmektedir.

Bu yaklaşım, hem istatistikleri hem de sosyal politikaları yanlış yönlendirmektedir.

Dul ve yetim aylığı alan kişile­rin büyük bir kısmı, bu aylıkları ömür boyu alamamaktadır. Dolayısıyla bu kişileri “sü­rekli emekli aylığı alan birey­ler” gibi değerlendirmek doğ­ru değildir.

Bizim örf, adet, gelenek ve top­lumsal yapımızda; yalnız kalan bir kadın, yetim kalan bir kız çocuğu, yetim kalan bir erkek çocuğu her zaman daha fazla korunması gere­ken gruplar olarak görülmüştür.

Ancak mevcut sistemde, bu grupların en düşük gelir seviye­sinde bırakıldığı görülmektedir. Bu nedenle: Emekli sayıları açık­lanırken kategoriler net biçimde ayrılmalıdır. Dul ve yetim aylıkları ayrı başlıkta değerlendirilmelidir.

Bu kesime yönelik özel iyileş­tirme düzenlemeleri yapılmalıdır

Sosyal güvenlik sistemi yalnızca rakamlarla değil, insan hayatlarıy­la değerlendirilmelidir.

Özgür Erdursun’un yazısı