Engin Solakoğlu: Emperyalizm fiziki varlığını olanca çirkinliğiyle hissettiriyor

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Emperyalizmin hâlâ geçerli bir kavram olduğunu kanıtlamak için oturup kitap yazmaya filan gerek yok. Haberlerde her gün karşımızda. Venezuela, Suriye, İran ve Grönland konusunda yaşananlar tartışmaya pek de yer bırakmıyor. Emperyalizm fiziki varlığını olanca çirkinliğiyle hissettiriyor.

Yalnız emperyalizmin bir de algı yeteneğimize saldıran boyutu var. Fiili veya fiziki saldırganlık arttıkça belki bir tür korunma içgüdüsüyle alışma, kanıksama ve olağanlaştırma tepkisi giriyor devreye. Yaşananlara bir gerekçe bulmak, dışsallaştırmak, yabancılaşmak gibi bir haller geliyor insanların üstüne. İşte bu emperyalizmin fiziki saldırısından daha tehlikeli ve daha tahripkâr.

Zira vicdanımızı, insanlığımızı hedef alıyor. Bizi biz olmaktan çıkartıyor. Vicdanın önemi bilinci belirleyen bir kavram olması. Vicdan ortadan kalkınca bilinç de siyasileşemiyor, bulanıklaşıyor ve zamanla anlamsızlaşıyor. Bilincin yokluğu da emperyalizmin esaret zincirlerini benimsemeyi kolaylaştırıyor.

Hep birlikte izledik. Evet, izledik. Sonra unuttuk. Unutturuldu. Filistinlilerin uğradığı soykırım haber olma niteliğini yitirdi. İran’da molla rejimi interneti kesti diye “şoke olanlar”, İsrail’in işgal bölgelerine yıllardır uluslararası basını sokmadığını görmezden geldiler.

Kendi topraklarında öldürülen, kış şartlarında çadırlarını su basan, soğuktan ölen Filistinli çocuklar görünmez oldular.

Emperyalizmin kanıksatma ve olağanlaştırmasına karşı direnemeyen vicdanını kaybetmiş demektir.

Engin Solakoğlu’nun yazısı