Maraş depremlerinin üzerinden fazla zaman geçmemesi, ailelerin örgütlenmeleri sayesinde deprem suçlarını işleyenler yasanın kapsamı dışına alındı ama iş cinayetlerini işleyenler güle oynaya yararlandılar son örtülü aftan.
Maden facialarına yol açanlar, trafik facialarına yol açanlar, türlü facialara yol açanlar…
İşkenceciler, zulmedenler, gasp edenler, tehdit edenler… Her biri…
Devletimiz, bu tablonun içerisine, en ağır, en azılı gördüğü isimleri almamakta kararlı. 2012’den bu yana çıkartılan beş ayrı örtülü af düzenlemesinin kapsamına düşünce suçlularından bir teki bile alınmadı.
Yetmezmiş gibi, cezaevleri gözlem kurulları aracılığıyla bu isimlerin cezaevinden çıkmaları da engelleniyor.
Hiçbir suç işlememiş olmasına rağmen aylarca cezaevinde tutulan ve özgürlüğüne kavuşur kavuşmaz yaptığı haberlerle gündeme gelen Furkan Karabay’ın, Medyascope’ta yayınlanan son haberinden öğreniyoruz ki Silivri Cezaevi Gözlem Kurulu, Çağdaş Hukukçular Derneği Onursal Başkanı Selçuk Kozağaçlı’nın ‘toplumla bütünleşecek durumda olmadığına’ karar vermiş.
Kozağaçlı hakkında ‘Koşullu Salıvermeye Esas İyi Hal Değerlendirmesi’ sonunda ‘iyi halli’ olmadığına hükmetmiş.
Tutuklanacağını bile bile 10 yıl önce yurtdışından gelerek teslim olan, iki kez tahliye edilen, ilkinde saatler sonra yeniden cezaevine konulan, ikincisinde tahliyesinden bir gün sonra hakkında yeniden ‘iyi halli değil’ kararı verilince kaçmayarak cezaevine dönen Kozağaçlı’dan söz ediyoruz.
Kurula göre, aldığı cezalar nedeniyle Kozağaçlı’nın gelişim puanı 28,5’ta kalmış. 40 puanı karşılayamadığı için ‘toplumla bütünleşecek’ durumda değilmiş.
Bir günlüğüne tahliye olmasını yediden yetmişe herkesin sevinçle karşıladığı Kozağaçlı…