Türkiye-İsrail ilişkilerindeki gerginliği abartanlara göre “İsrail’in Somaliland hamlesinin hedefinde Türkiye olabilir”. 29 Aralık günü Anadolu Ajansı’nın sitesinde yayınlanan analizin başlığı bu yönde. 2011 yazından itibaren, her sorununda Mogadişu’nun yanında duran, 2024 sonunda patlak veren Somali-Etiyopya gerginliğinde tarafları bir araya getirip uzlaştıran, Somali ordusunu senelerdir eğiten, ülkenin açıklarında petrol arayan, Türkiye’nin önünü kesmek veya bir şekilde Ankara’ya rahatsızlık vermek. Bu düşüncenin, Netanyahu’ya cazip geleceği hususunda bir şüphe yok. Bununla birlikte tanıma kararının gerisinde bu seçeneğin payının hayli cüzi olduğunu görmemiz gerekiyor.
Netanyahu’nun kararının gerisinde, Somaliland kıyılarında inşa edilecek bir askeri üssün sunacağı jeostratejik imkân ve kabiliyetlerin cazibesinin yattığı muhakkak. Babülmendep boğazının yakınlarında güç bulundurmak, Kızıldeniz üzerinden yapılan deniz taşımacılığında bir miktar söz sahibi olmak, bölgedeki İran varlığına ve etkisine daha rahat karşı koymak, ikide bir bombaladığı Yemen’deki Huti gurupları açısından caydırıcılığını arttırmak, Akdeniz’in ötesinde Hint okyanusunda varlık göstermek, bu şekilde Türkiye’ye “Somali’de ensendeyim” mesajı vermek. Tüm bu yeni kabiliyetlerin, strateji ve güç klasmanında, İsrail’i bir yukarı lige çıkaracağı hususunda şüphe bulunmuyor. Netanyahu’nun bu dış politika hamlesinin iç politikaya da muhakkak yansımaları olacaktır. Hamas’ın saldırıları sayesinde iktidarını muhafaza eden Netanyahu’nun ülke dışında pek stratejik bir mevkide gösterişli bir askeri mevcudiyet üzerinden ülke içi puanlarını arttıracağı tahmine müsaittir.