Trump yönetiminin güvenlik stratejisi: Ortadoğu için ne dendi?

ABD Başkanı Donald Trump imzalı ulusal güvenlik stratejisinde ‘şahin olmadan güçlü, güvercin olmadan ölçülü dış politika izleneceği’ bildirildi.

Dünya düzenini ‘ABD’nin ayakta tuttuğu döneminse geride kaldığı’ belirtilen belgenin Suriye bölümünde Türkiye’nin de adı geçiyor.

Fotoğraf: AA

ABD Ulusal Güvenlik Belgesi, her başkanın seçildikten sonra Kongre’ye sunması zorunlu olan bir belge.

Trump yönetiminde ulusal güvenlik için izlenecek iç ve dış politikayı içeren 29 sayfalık belge, Beyaz Saray’ın web sitesinde yayınlandı.

Belgede dış politikada geleneksel siyasi ideoloji yerine ‘Önce Amerika‘ politikasının izleneceği belirtildi, ardından şu nitelemelere yer verildi: “Pragmatist olmadan pragmatik, realist olmadan gerçekçi, idealist olmadan ilkeli, ‘şahin’ olmadan güçlü ve ‘güvercin’ olmadan ölçülü.”

ABD’nin‘dünya düzenini ayakta tuttuğu günlerin geride kaldığı’ öne sürülen belgede “Müttefiklerinin savunma için daha fazla harcama sorumluluğu alması gerekiyor” dendi.

Belgede “Monroe Doktrini’ni ‘Trump tamamlayıcısı’ ekleyerek uygulayacağız” ifadesiyse dikkat çekti. Monroe Doktrini adını 1817-1825’te görev yapan eski ABD Başkanı James Monroe’dan alıyor. Doktrin, batı yarım kürede Avrupa sömürgeciliğine karşı çıkan bir dış politika vizyonu kabul ediliyor.

Belge başlık başlık özetle şöyle:

Ortadoğu: Suriye konusunda Türkiye’nin adı da geçiyor

* Çatışma, Ortadoğu’nun en sorunlu dinamiği. Bölgenin başlıca istikrarsızlaştırıcı gücü İran’ın nükleer programı önemli ölçüde zayıflatıldı.

* ‘Barış başkanı’ Trump Gazze Şeridi’ndeki savaşı yaşayan tüm rehinelerin ailelerine iade edilmesiyle sonlandırdı. Çatışmaları küresel savaşlara dönüşmeden durdurmak bir öncelik.

* İsrail-Filistin çatışması çetrefilli olmaya devam ediyor. Trump’ın ateşkes ve rehinelerin serbest bırakılması anlaşması sayesinde daha kalıcı bir barışa doğru ilerlendi ve Hamas geri çekildi.

* Suriye potansiyel bir sorun olmaya devam ediyor. Amerikan, Arap, İsrail ve Türkiye desteğiyle istikrar kazanabilir. Bu şekilde bölgede ‘ayrılmaz ve olumlu bir oyuncu’ olarak hak ettiği yeri yeniden alabilir.

* Bölgeyi büyük bir maliyetle çıkmaza sürükleyen sonsuz savaşlardan kaçınılacak. Ortadoğu’yla başarılı ilişkilerin anahtarı bölgeyi, liderlerini ve uluslarını oldukları gibi kabul ederken ortak çıkarlarda birlikte çalışmaktır.

* Amerika, Körfez enerji kaynaklarının apaçık bir düşmanın eline geçmemesini, Hürmüz Boğazı’nın açık kalmasını, Kızıldeniz’in seyrüsefere açık kalmasını ve İsrail’in güvenliğini sağlama konusunda her zaman temel çıkarlara sahip olacaktır.

Sınır ve savunma

* Sınır güvenliği ulusal güvenliğin temel unsurudur. Göç, uyuşturucu ve bölgedeki düşman güçlerin yükselişiyle mücadele etmek için batı yarım kürede daha büyük bir askeri varlık bulundurulması planlanıyor.

Avrupa

* Avrupa’da halihazırda izlenen mevcut politika eğilimlerinin sürmesi halinde, kıta 20 yıl veya daha kısa bir sürede tanınmaz hale gelecek. Bazı Avrupa ülkelerinin güvenilir müttefikler olarak kalmaya yetecek kadar güçlü ekonomilere ve ordulara sahip olup olmayacağı henüz belli değil.

* Avrupa Birliği (AB) ve bazı ulus ötesi kuruluşlar ‘siyasi özgürlük ve egemenliği baltalayan’ faaliyetlerde bulunuyor, göç politikaları çatışma çıkarıyor.

* Avrupa bölgesinin sorunları arasında ifade özgürlüğünün sansürlenmesi, siyasi muhalefetin bastırılması, doğum oranlarının düşmesi var.

* ‘Vatansever Avrupa partileri’nin bölgede siyasi etkisi artıyor.

NATO

* NATO’nun sürekli genişleyen bir ittifak olduğu algısına son verilmeli. Üyelerin çoğunluğunun Avrupalı ​​olmaması en geç birkaç on yıl içinde oldukça olası.

* Avrupa, ABD için stratejik ve kültürel açıdan hayati önem taşıyor. Avrupa’yı göz ardı edemeyiz.

Rusya-Ukrayna savaşı

* Avrupa’da büyük bir çoğunluk barış istiyor fakat bu istek hükümetlerin demokratik süreçleri baltalaması nedeniyle politikaya dönüşemiyor. Rusya’yla stratejik istikrar yeniden tesis edilmeli.

* Avrupa’nın herhangi bir düşman gücün egemenliğine girmeden, uyumlu egemen uluslar olarak faaliyet gösterebilmesinin sağlanması gerekiyor.

Güney Çin Denizi ve Hint-Pasifik

* Hint-Pasifik güvenliği için ABD, Hindistan, Avustralya ve Japonya’nın dahil olduğu Quad diyaloğu önemli. Hindistan’la ilişkileri geliştirmeye devam etmeliyiz.

* Küresel nakliyenin üçte biri her yıl Güney Çin Denizi’nden geçiyor. Güney Çin Denizi’ni ‘bir rakibin kontrol etmesi’ potansiyeline karşı güçlü tedbirler geliştirilmeli.

Tayvan

* Tayvan’da çatışmayı caydırmak bir öncelik. Uzun süredir devam eden politikalar sürdürülecek. ABD, Tayvan Boğazı’ndaki statükoda tek taraflı değişiklikleri desteklemiyor.

* Birinci Ada Zinciri’nin herhangi bir yerinde, saldırıyı engelleyebilecek bir ordu kuracağız. Fakat Amerikan ordusu bunu tek başına yapamaz ve yapmak zorunda da kalmamalı. Müttefiklerimiz harekete geçmeli ve kolektif savunma için çok daha fazla harcama yapmalı.

* Japonya ve Güney Kore’nin savunma harcamalarını artırılmalı. Batı Pasifik’teki askeri varlığımızı sertleştirip güçlendireceğiz. Tayvan ve Avustralya’yla ilişkilerimizdeyse savunma harcamalarının artırılması konusundaki kararlı söylemimizi sürdüreceğiz.

Demokratlar tepkili: ‘Dünya için felaket’

Öte yandan bazı Demokrat siyasetçiler, stratejiyi, ‘ABD’nin yurtdışındaki itibarını zedelediği’ iddiasıyla eleştirdi.

Demokrat Arizona Senatörü Mark Kelly, X’ten ‘stratejinin Trump ve ailesinin ticari çıkarlarını ön planda tuttuğunu ve müttefikleri göz ardı ettiğini’ kaydetti.

Maryland Senatörü Chris Van Hollen’se X’ten şöyle yazdı: “Strateji, özgürlük ve insan hakları savunuculuğunu bir kenara bırakıp bunun yerine Avrupalı müttefiklerimize ders veriyor. Trump ailesi ve milyarder dostlarını zengin eden otokrat liderlere kucak açıyor.”

Son olarak ABD Temsilciler Meclisi Üyesi Jason Crow stratejiyi ABD’nin dünyadaki duruşu için ‘felaket’ olacağını öne sürdü.

Trump’a göre Zelenski ‘barış planı’nı okumamış

Trump: 28 maddelik Ukrayna barış planı son teklif değil

Zelenski, The Guardian’a konuşurken elektrikler kesildi: Rusya’yı suçladı

Zelenski: Savaşı bitirme zamanı geldi

Trump Putin’i ‘ağır sonuçlar’la tehdit etti

Ukrayna’da binler sokağa dökülmüştü: Zelenski’ye neden öfkeliler?