İlke Işık: MEB'in çocuklara duyduğu sorumluluğun özetiydi sanki bu cümleler; yemek vermek zorunda değiliz…

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Okullarda bir öğün ücretsiz yemek talebi bu ülkenin en önemli mücadelelerinden biri olarak sürüyor. Ekmek ve Gül olarak başlattığımız kampanya; imza kampanyaları, basın açıklamaları ile başladı. Kadınlar ülkenin dört bir yanında kapı kapı gezdiler, okul önlerinde bildiriler dağıtıp konuşmalar yaptılar. Ülkenin en temel gündemlerinden biri oldu kadınların mücadelesi ile çocukların açlığı. Mecliste konuşuldu. Milletvekilleri gündem etti, Mecliste konuşmalar yapıldı. Milli Eğitim Bakanlığı bütçe görüşmelerinde gündem edildi.

Davalar açtık bu mücadeleyi hukuk cephesinden de tartıştırabilmek ve çocukların haklarını alabilmek için. Milli Eğitim Bakanlığı adına duruşmada yapılan savunmada “Devletin çocuklara okullarda verilecek zorunlu yemeğin mali imkânları gözeterek takdir yetkisi hakkı bulunmaktadır. Zorunlu yemek uygulaması mümkün değildir. Davanın reddi gerekmektedir” denildi sadece.

Milli Eğitim Bakanlığı’nın çocuklara ilişkin duyduğu sorumluluğun özetiydi sanki bu cümleler; takdir yetkisi, yemek vermek zorunda değiliz… Yani çocukların eğitimine devam etmesi umurumuzda değil, dediler bir kez daha. Yoksulluğun alıp başını gittiği şu günlerde her bir çocuğun beslenme çantasına sağlıklı ve doyurucu bir öğün koymanın olanaksız olduğu ekonomik koşullarda, devlet “Bu ülkenin işçileri emekçileri ne yaşıyor hiç ilgilenmiyorum” dedi yine.

İlke Işık’ın yazısı