TÜİK’in enflasyonla ilgi verileri ekonomi ve siyasette pek çok bakımdan değerlendiriliyor ama aralık ayında TÜİK enflasyon verileri asgari ücret ve emekli maaşlarına yapılacak zamlar bakımından ayrı bir önem taşıyor. Çünkü yürürlükteki yasalara göre 2026 yılında uygulanacak asgari ücreti belirleyecek olan Asgari Ücret Tespit Komisyonunun (AÜTK) bugünlerde toplanması gerekiyordu. Ancak henüz toplanabilmiş değil. 10 Aralık’tan öncede toplanmasının zor olduğu belirtiliyor.
Çünkü AÜTK’ye işçi tarafının temsilcisi olarak katılan Türk-İş, geçen yıl, (2024 yılı sonunda) yapılın toplantı sonrasında komisyonun yapısının adil olmadığını, işçi tarafı ne isterse istesin umursanmadan sonuçta patron ve hükümet temsilcilerinin isteği doğrultusunda karar verildiğini söyledi. Komisyon daha adil bir yapıya kavuşturulmadan da toplantılara katılmayacaklarını açıkladı.
Sendikaların ve sendikaların işçiler adına hareket eden yöneticilerinin gücü, yüksek kişisel becerilerinden gelmez. İşçilerin gücü sayılarının çokluğundan gelir ama bu kitle örgütsüzse bir güce karşılık gelmez.Çünkü sendikalar ancak işçi yığınlarını talepleri etrafında birleştirip sermaye güçlerinin karşısında harekete geçirebiliyorsa bir güce, hatta yenilmez bir güce sahip olabilirler.
Bu yüzden de sendikaların sadece AÜTK’nin yapısından şikayet etmeyip asgari ücretin miktarının işçinin insanca yaşayacağı bir düzeye çıkarılmasını istemekle kalmayıp; ülke sathında iş yerlerini, sokakları, meydanları asgari ücretli işçiler başta olmak üzere işçi-emekçi yığınlarının mücadele etmesinin alanı olarak değerlendirmesi gerekmektedir.
Kısacası asgari ücret mücadelesinde asıl sorun, işçilerin talepleri etrafında birleşerek AÜTK’ye nefeslerini hissettirecek bir güç olarak sahneye çıkamamış olmasıdır.