Rivayete göre Aristoteles’in hayvanlarla ilgili gözlemlerine bir hayranlık duyulur ve söylediği her şey tartışmasız doğru kabul edilir.
Yıllar sonra, bir manastırda papazlar Aristoteles’in sözlerini tartışırken genç bir papaz sıkılır ve dışarı çıkar. Avluda bir at görür. Aristoteles’in “Atın ağzında 28 diş vardır” dediğini hatırlar ve merak edip atın ağzını açar. Dişleri sayar. Sayı 28 değildir.
Genç papaz içeri dönüp durumu anlatınca diğerleri alay ederek onu azarlar. Tartışma büyür ve birlikte dışarı çıkıp atın ağzına bakarlar. Gerçek açıktır. Gerçek ortadadır. Aristoteles’in söylediği sayı yanlıştır.
Fakat buna rağmen papazlar Aristoteles’in yanılmış olabileceğini kabul etmez, dolayısıyla yanlış olması gerekenin ‘at’ olduğuna karar verirler.
Gerçeği kabul edip otoriteyi sarsmak onlara tehlikeli gelir. Hakikat gözlerinin önündeyken bile kendi inançlarını korumayı seçerler.
Sözün kısası, otoriteyi kutsadığımız her yerde hakikat zarar görüyor. Aristoteles’in yanılmaz olduğunu düşünmek ne kadar saçmaysa, bugün herhangi bir otoriteyi sorgusuz sualsiz doğru kabul etmek de o kadar yanlış.