Eski çamlar bardak oldu! Ülkeye getirilen yeni yönetsel sistemle, genel olarak siyaset kurumu ve Meclis çok irtifa kaybetti. O eski etkili bütçe görüşmelerinden ve tartışmalarından da eser kalmadı. Şimdi işler çoğunlukla adet yerini bulsun kabilinden ve rutin bürokratik işlemler yerine getirilerek yapılmaya çalışılıyor.
Ülke bütçesi, toplumsal yapıda yer alan sınıfsal ve toplumsal kesimlerin ulusal pastadan alacakları payları gösterir. Ülkeyi yönetmekle sorumlu olanların tercihleri ve öncelikleri de bu bütçelerden anlaşılır.
Buna göre; bütçede her 100 TL’nin 20 TL’si faiz ödemelerine, 5 TL’si büyük şirketlere teşvik olarak veriliyor, 16 TL’si silahlanmaya gidiyor. Kamu hizmetlerine ayrılan pay olarak ise toplanan 100 TL verginin yalnızca 4 TL’si yoksullukla mücadeleye, 3 TL’si koruyucu sağlığa, 2.9 TL’si istihdama, 2.8 TL’si hukuk ve adalete ayrılıyor.
Başta KESK sözcüleri olmak üzere, çalışanların ve emeklilerin temsilcileri; 2026 bütçesini ‘sosyal yıkım bütçesi’ olarak tanımlıyorlar. Hoşnutsuz kitleler ‘halk için bütçe’ talebiyle alanlara çıkıyor. KESK’in de içinde yer aldığı 33 kuruluş, bu konuda ‘Yurttaş Birlikteliği’ni oluşturdu. Geçtiğimiz cumartesi günü, “Geçinemiyoruz” diyen binlerce yurttaş İzmir’de alandaydı.