Öcalan, 'Suriye'dekiler de beni dinler' demiş

Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’yla İmralı Cezaevi’ne giden DEM Parti Grup Başkan Vekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, PKK lideri Abdullah Öcalan’ın, heyete, Suriye’yi kastederek “Oradakiler de beni dinler” dediğini aktardı.

Fotoğraf: DEM Parti

PKK’nın silah bırakma süreci için kurulan komisyonun, AKP, MHP, DEM Partili üç üyesi, 24 Kasım’da İmralı Cezaevi’nde Öcalan’la görüşmüştü.

TBMM Başkanlığı görüşmenin olumlu geçtiğini, Öcalan’ın, PKK’nın feshi ve silah bırakmasıyla, Suriye’deki 10 Mart mutabakatının (Diken’in notu: 10 Mart’ta Suriye’nin geçici cumhurbaşkanı Ahmed Şara ve SDG Komutanı Mazlum Abdi, SDG’nin ‘Suriye ordusuna entegrasyonu’nda anlaşmıştı) hayata geçirilmesi konularında beyanının alındığını duyurmuştu.

SDG’yle ilgili neler dedi?

Görüşmeye katılan heyetten Koçyiğit ilk kez Mezopotamya Ajansı’ndan Mehmet Aslan ve Selman Güzelyüz’e konuştu. Görüşmenin ana eksenini Suriye konusunun oluşturduğunu belirten Koçyiğit, özetle şunları söyledi:

* (Öcalan) Suriye bağlamında da şunu çok açık ve net bir şekilde söyledi: “Çok uzun bir süre Esad yönetimi vardı ve Esad yönetiminin karakteristik özelliği en nihayetinde bir diktatörlüktü ve yıllarca da böyle yaşadılar. Bugün bir Şara yönetimi var. Eğer gerçekten demokratikleşme olmazsa en nihayetinde bu da bir diktatörlüğe gidecektir.” O anlamıyla olmazsa olmaz diye ifade ettiği en temel şeylerden birisinin yerel demokrasi olduğunun altını çizmemiz gerekiyor.

* (…) Demokrasi olmazsa Suriye’de yeniden bir diktatörlük olacağını ve bunun da aslında Suriye halklarına hiçbir şekilde huzur, refah, mutluluk getirmeyeceğini belirtti.

* Türkiye’de mesele bir ikilik üzerinden tartışılıyor; YPG silah bırakacak mı, silah bırakmayacak mı? Bütün tartışmanın ana ekseni Suriye bağlamında buraya kitlenmiş durumda ve cevabı da “Evet” ya da “Hayır” diye ifade edilmeye çalışılıyor.

‘İkili düşünebilirsiniz’

* “Silah bırakacak mı, buna evet ya da hayır deyin” gibi bir yaklaşımla ele alınıyor. Oysa ki Sayın Öcalan bu meseleyi biraz uzun ve detaylı olarak ele aldı. Demokratikleşme olmazsa (Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed) Şara’nın neye dönüşeceğini ifade etti.

* Silah bırakma başlığı açısından şunu söyledi; 10 Mart mutabakatını önemsediğini ve uygulanması gerektiğini söyledi. Belki Suriye bağlamında en temel, altı çizilmesi gereken vurgunun bu olduğunu söylemek gerekiyor.

* SDG yönetimi ile oradaki geçici hükümet arasında yapılan mutabakatın, yani Mazlum Abdi ile Şara arasında imzalanan mutabakatın uygulanması gerektiğini, bunu önemsediğini belirtti.

* Bu anlamıyla özellikle silahlı güçlerin orduya entegrasyonu ama aynı zamanda yerel asayiş güçlerinin olması gerektiğini dile getirdi. Birini İçişleri Bakanlığı, diğerini Millî Savunma Bakanlığı olarak ifade etti. “İkili düşünebilirsiniz” dedi.

* Biri Millî Savunma Bakanlığı’na ordu olarak entegre olacak. Yerel asayiş güçleri ise İçişleri Bakanlığı’na bağlı yerel asayiş olacak. “Onun gibi düşünülebilir” denildi. Bu konunun etraflıca tartışılması gerektiğinin altını çizdi.

‘Oradakiler de beni dinler’

* Suriye konusundaki tutumunun çok yapıcı olduğunu ifade etmem gerekir. Oradaki sorunların diyalogla aşılabileceğine inanıyor sayın Öcalan. Ve kendisinin de bu konuda çok etkili olacağını da açık ve net bir şekilde söyledi.

* Zaten bu soru kendisine de sorulduğunda “Evet, oradakiler de beni dinlerler” dedi. Ama bunun için tabii ki ‘koşulların oluşması gerektiğinin’ altını çizdi.

* Sonuçta koşullar oluşur, diyalog zeminleri gelişirse, görüşebilirse birçok sorunu aşabileceğini, birçok sorunun çözülmesine katkı sunabileceğini özel olarak ifade etti.

‘İlk defa bir Kürt isyanını idam sehpasından masaya taşıdık’

Heyetin Öcalan’ın sözleri sonrası ‘ikna olduğunu düşündüğünü’ belirten Koçyiğit, daha sonra PKK liderinin şu sözlerini aktardı:

“Siz siyasetçiler olarak buradasınız. Biz şu ana kadar hep devletle görüşüyorduk. Bu sefer ilk defa bir siyasi heyetle görüşüyoruz.

Bu da siyasi çözüm ve sorun ile ilgili bir mutabakat arayışıdır. İlk defa Bir Kürt isyanını biz idam sehpasından masaya taşıdık ve bunu barışla sonuçlandıracağız.”

‘Silah bırakıp Türkiye’ye dönmemeleri yasa eksikliğinden’

DEM Parti vekil şöyle de ekledi: “Silah bırakıp, yakanların Türkiye’ye dönmemiş olmasının yasa eksikliğinden kaynaklandığını söyledi (Öcalan) ve yine orada Bahçeli’ye atfen, ‘Sayın Bahçeli de bunu söylemişti. Keşke gelebilselerdi’ dedi. O anlamıyla gelmelerinin koşulunu oluşturmak için de bir yasal düzenleme ihtiyacı olduğunu belirtti.”

Eski AKP’li vekil ‘İmralı notları’nı paylaştı: Öcalan, ‘Süreç hızlanır’ demiş

Komisyon 19’uncu toplantı için yeni tarih açıkladı: 4 Aralık

Komisyon toplantısı ertelendi: Öcalan’la görüşme tutanakları için başvuru

DEM Parti: Öcalan’la görüşme tutanakları için karar yarın

TBMM: Komisyon İmralı’yı ziyaret etti

Erdoğan’a göre Öcalan’a ziyaret sürecin önünü açacak

‘Üç genel başkanın kararıyla’: Yeni Yol da İmralı’ya gitmiyor

İmralı’ya AKP adına Hüseyin Yayman gidecek

DEM Parti: İmralı ziyareti Kürt meselesinin çözümü için eşsiz bir fırsat sunacak

CHP, İmralı Cezaevi’ne gitmiyor: Komisyon oylaması kapalı yapılacak