Çocukluk döneminde kirli havaya maruz kalanlarda, genetik faktörlerin de etkisiyle ilerleyen yaşlarda Alzheimer hastalığı riski artıyor. Kirlilik, çocukların beyinlerinde bu hastalıkla ilişkili plakların birikmesine yol açıyor. Başka nörolojik gelişim sorunlarına da zemin hazırlıyor.

Hava kirliliği dünya genelinde yılda yaklaşık 8 milyon erken ölüme neden oluyor. Türkiye’de ise her yıl hava kirliliği nedeniyle 60 binden fazla insan ölüyor.
Kirli havaya maruz kalma ve olumsuz etkisi anne karnından itibaren başlıyor. Her yaşta sürüyor. Ancak çocuklar en kırılgan gruplar arasında. Çocukların temiz hava hakkı, yaşam ve sağlık hakkının ayrılmaz bir parçası olsa da hava kirliliği, dünya genelinde her yıl 237 binden fazla beş yaş altı çocuğun ölümünden sorumlu.
Hava kirliliği (partikül madde (PM10), ince partikül madde (PM2,5), azot dioksit (NO₂), kükürt dioksit (SO₂) ve ozon (O₃) gibi kirleticiler) epitel hasarı, inflamasyon, oksidatif stres ve bağışıklık baskılanması mekanizmalarıyla solunum, kardiyovasküler, nörodejeneratif, metabolik ve dermatolojik hastalıkların gelişiminde rol oynuyor.
Temiz Hava Hakkı Platformu’nun (THHP) hazırladığı Kara Rapor 2025’e göre, Türkiye’de havası temiz il yok. Bu kötü tablodan etkilenenlerin başındaysa çocuklar geliyor.
En zararlı etkileri beyin gelişimi üzerine
Çocuk nörolojisi uzmanı Doç. Dr. Semih Ayta farklı ülkelerde yapılan epidemiyolojik çalışmaların temiz havanın çocukların sağlığı ve iyilik haliyle ilişkisini ortaya koyduğunu söyledi.
Dünya genelinde birçok metropolitan alanda, özellikle mega şehirlerde (10 milyondan fazla insanın sürekli yaşadığı) hava kirleticileri için standartlar çoğu zaman aşılıyor. Tüm dünyada yaklaşık iki milyar çocuğun şiddetli kentsel dış hava kirliliği riski altında olduğunu belirten Ayta, “Hava kirliliğinin en zararlı etkileri beyin gelişimi üzerine” dedi. Üstelik doğum öncesi ve sonrası maruz kalmayla ilişkili zararlı sonuçları her yaşta ortaya çıkıyor.
Ayta çocukların yetişkinin kopyası değil, gelişimi süren ‘organizma‘lar olduğunu belirtti: “O yüzden hava kirliğinin etkilerine daha açıklar. Diğer yandan partiküller yere çökebiliyorlar. Çocuklar yerde oynadıkları için de daha fazla maruz kalıyor.”
Etkilenen beyinle ilgili işlevler arasında algısal ve duyusal bilgi işleme, bilişsel gelişim, hafıza ve yürütme işlevleri, duygu ve öz düzenleme ile akademik başarı yer alıyor. Ayta bunlara paralel olarak toksik parçacıkların beyne girişine ve yer değiştirmesine karşı doğal bariyerlerin yıkıldığını söyledi: “Bununla birlikte en yaygın yapısal değişiklikler, nöroinflamasyon ve erken nörodejenerasyona yol açan süreçlerin etkilediği bölgelerde gözleniyor. Özellikle partiküler madde (PM) ince (PM2.5) ve çok ince PM’ler (çapı 0.1 μm’den küçük olanlar) etkiliyor.
Araçların egzos ve fren emisyonları, konut yakıtları, enerji santralları, orman yangınları, petrol rafinerileri ve metal işleme tesisleri PM2.5 kaynakları. Çok ince PM’lerin esas kaynağı ise araç egzos emisyonları.
Daha az konuştuğumuz iç ortam hava kirleticileriyse sigara-tütün dumanı, evdeki fırınlardan kaynaklanan emisyonlar, mikotoksinler, plastikleştiriciler, pestisitler.”
Alzheimer’in temelleri çocuk yaşta mı atılıyor?
Çocukların önlerinde uzun bir yaşam var. Dolayısıyla kirli havaya uzun süre maruz kalacaklar. Diğer yandan çocuklar daha çok ağızlarından nefes alıyor. Kirli hava burnun filtre sistemine uğramadan doğrudan vücuda giriyor. Haliyle şehirlerde yaşayan çocuklar daha büyük risk altında.
Kirli havanın kan-beyin bariyerini bozarak aşabildiğini vurgulayan Ayta, şöyle devam etti: “Bundan beynin dolaşım sistemi ve farklı bölgeleri etkileniyor.
Kaza sonucu hayatını kaybeden çocukların beyinleri incelenmiş. Temiz hava soluyanlarla kirli hava soluyanların karşılaştırmasının sonuçları çarpıcı.
Büyük şehirlerde yaşayan çocukların önemli bir kısmında, Alzheimer hastalığında görülen tau birikimi ve amiloid plakları bulunmuş. Temiz havada yaşayan çocuklardaysa bu bulgular yok.
Genetik olarak Alzheimer’a yatkınlığı olan çocuklar, kirli havaya maruz kaldıklarında bu hastalığa ait beyin değişikliklerini çok daha fazla göstermiş.”
Bu bulgular hava kirliliğinin çocuklarda bile Alzheimer’la ilgili beyin değişikliklerini hızlandırabileceğini ve genetik faktörlerin bu etkiyi daha da artırabileceğini gösteriyor.
Otizm, dikkat eksikliği üzerine de etkisi var
Sayıları giderek artan araştırma, anne karnında hava kirliliğine maruz kalan çocukların erken dönemdeki gelişimlerinin olumsuz etkilendiği gösteriyor. Ayta bu komplikasyonların beyin yapılarındaki değişikliklerden, gelişim testlerinde henüz saptanamayan küçük eksikliklere, dikkat eksikliği/hiperaktivite bozukluğu veya otizm spektrum bozuklukları (OSB) gibi gelişimsel bozukluklara kadar uzandığını anlattı.
Hava kirliliği, özellikle ince ve çok ince PM’lere maruz kalmanın multipl sklerozun (MS) ataklarında rol oynadığını gösteren çalışmalar var. MS hastalarının yüzde 3-10’u çocukluk çağında tanı aldığını ortaya koyan bir çalışmaya göre, çevresel faktörler MS riski ve seyrini etkiliyor. Bu faktörler arasında hava kirliliği de vurgulanıyor.
Ayta’nın verdiği bilgiye göre hava kirliliğinin çocukların nörolojik gelişimlerine diğer etkileri şöyle:
*Beyin sapındaki işitmeyle ilgili yapıları olumsuz etkileyerek, sesleri işleme ve konuşmayı anlamayı yavaşlatıyor.
*Anne karnında veya çocuklukta ağır düzeyde hava kirliliğine maruz kalanlarda ergenlik öncesi yaş grubunda beynin bazı bölgelerinin gelişimi bozuluyor. Üstelik bu olumsuz etkiler Avrupa Birliği’nin izin verdiği limit değerlerin altında dahi ortaya çıkıyor.
*Hava kirliliği artınca çocuk epilepsi hastalarının nöbetler nedeniyle acillere başvuruları da artıyor. Ortamdaki ince partiküller (PM2.5) arttıkça epileptik nöbetler de sıklaşıyor.
*Nöroinflamasyon ve oksidadif stresi tetikliyor.
*Çoğalan epidemiyolojik ve deneysel kanıtlar, partiküler maddeler (PM) ve gaz bileşenler (azot dioksit, ozon) gibi hava kirleticilerine maruz kalmanın uyku kalitesini kötü etkilediğini gösteriyor.
*Diğer solunum hastalıklarına benzer şekilde, uykuda nefes almayla ilgili bozukluklar hava kirleticileriyle şiddetlenebilir.
Temiz Hava Hakkı Platformu’nun (THHP), kuruluşunun 10’uncu yılında düzenlediği Çocuklar İçin Temiz Hava Sempozyumu’nda, hava kirliliğinin çocuklar üzerindeki etkisi mercek altına alındı.