Demirtaş, Erdoğan, Bahçeli ve Öcalan'a seslendi: Lütfen somut adımlar atmaktan vazgeçmeyin

Tutuklu eski HDP eş genel başkanı Selahattin Demirtaş, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve PKK lideri Abdullah Öcalan’a seslendi: “Lütfen somut adımlar atmaktan vazgeçmeyin, onun bunun ne dediğine bakmayın, kendinize güvenin.”

Demirtaş milletvekillerineyse şu çağrıyı yaptı: “Siz de azıcık risk alın ve İmralı Adası’na giderek bu meseleye noktayı koyun.”

Fotoğraf: AA

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararı sonrası tahliyesi beklenen Demirtaş’ın, PKK’nın silah bırakması sürecine ilişkin resmi X hesabından paylaşılan açıklaması şöyle:

‘Her gün aynı şeyleri yapıp ne değişebiliriz ne de değiştirebiliriz’

* Adamın biri doktora gider ve rahatsızlıklarını anlatır. Doktor, sürekli kullandığı bir ilaç olup olmadığını sorar. Adam bir ilaç ismi verir ve “Onu kullanıyorum” der. Doktor da “Kullandığınız o ilaç bağımlılık yapar, biliyorsunuz değil mi?” diye sorar. Adam şöyle cevap verir: “İyi de doktor bey, ben neredeyse 15 yıldır o ilacı her gün kullanıyorum ve bağımlılık yaptığını hiç görmedim”.

* Her gün aynı şeyleri yapıp, aynı şekilde düşünerek, aynı şekilde konuşarak ne değişebiliriz ne de değiştirebiliriz. Sıkışıp kaldığımız ezberlerin, şablonların, tabuların farkına bile varamayız. Hiç kimse durduğu yerden bir adım bile kıpırdamazsa yeni ve yaratıcı çözüm olanaklarını da oluşturamayız.

‘Güvensizlikleri aşamazsak ‘bağımlılıklarımızın’ farkına bile varamayacağız’

* Sıkışıp kaldığımız yer, 40 yıllık çatışma ortamının yol açtığı acılar, öfkeler, ön yargılar ve bunların sebep olduğu güvensizliklerdir. Bunlar önemsiz demiyorum ama bunları aşmanın, yaralarımızı sağaltmanın yollarını bulamazsak ‘bağımlılıklarımızın’ farkına bile varamayacağız, köklü ve kalıcı çözüme ulaşmakta zorlanacağız.

‘Kardeşlik hukuku’ oluşturmaya odaklanmışsak kaybettiklerimizin hatırasına halel gelmeyecek’

* İnancı, düşüncesi, idealleri uğruna canını vermenin kutsallaştırıldığı bir toplumsal gerçeklikte iki temel zorlukla karşı karşıya kalırız.

* Birincisi canını feda etmiş olanların kıymetli hatırasının ve canlarını vererek yarattıkları değerlerin manevi baskısını silip bir kenara atamayız, atmamalıyız da.

* İkincisi de bir düşünce, inanç uğruna çok sayıda can feda edilmişse o düşünce ve inanç, sosyolojik ve siyasi açıdan otomatikman ‘doğru’ haline gelmez ancak bizler bunu kabul etmekte zorlanırız.

* Vatan uğruna, bayrak uğruna, ideoloji uğruna veya örgüt uğruna bunca can feda edilmişken yeni şeyler düşünüp yeni şeyler yapmaktan işte bu nedenle korkar, çekiniriz.

* Fakat artık bir noktada şuna ikna olmamız gerekiyor, gelinen aşamada tek bir evladımız bile canını boş yere feda etmedi. Yürütülen süreçte eşitlik, adalet, özgürlük ve demokrasiyi esas alan bir ‘kardeşlik hukuku’ oluşturmaya, bir ve beraber yaşamaya odaklanmışsak kaybettiklerimizin hatırasına halel gelmeyecek demektir.

‘Lütfen somut adımlar atmaktan vazgeçmeyin’

* Dolayısıyla tüm taraflara ve sürecin ana aktörleri olan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, MHP lideri Bahçeli’ye ve PKK kurucu lideri Öcalan’a bir kardeşiniz, barış için çabalayan bir siyasetçi olarak sesleniyorum; lütfen somut adımlar atmaktan vazgeçmeyin, onun bunun ne dediğine bakmayın, kendinize güvenin ve 86 milyonun barışı hasretle beklediğine inanın.

* Ayrıca silahları tümden bırakarak dağdan inmeyi bekleyen insanlar ‘önder’ olarak tanımladıkları Abdullah Öcalan’ın sadece güvenlik birimlerince değil siyasetçiler tarafından da ziyaret edilip dinlendiğini görmek ve bu şekilde siyasete dönüşün mümkün olduğunu ve devletin bu konuda samimi ve ciddi olduğunu görmek, güvenmek ve silahları tümden bırakmak istiyorlar.

Vekillere: ‘Siz de İmralı Adası’na giderek bu meseleye noktayı koyun’

* Değerli milletvekillerine de seslenmek istiyorum; gençlerimizi yıllarca dağlara, sınır ötesi operasyonlara gönderdiniz. En büyük riski onların omuzlarına yüklediniz ve ne yazık ki bazıları bunun bedelini canlarıyla, kanlarıyla ödediler. Şimdi risk alma ve bu çatışmayı kökten bitirme olanağı yakalanmışken lütfen siz de azıcık risk alın ve İmralı Adası’na giderek bu meseleye noktayı koyun. Üstelik alacağınız risk gençlerimiz gibi ölüm riski de değil, azıcık siyasi risktir.

‘Korkularımıza takılıp tarihi barış fırsatını zora sokmayalım lütfen’

* Hep birlikte cesur davranalım, son düzlükte ezberlerimize, korkularımıza takılıp da tarihi barış fırsatını zora sokmayalım lütfen. Hepinize içten selam, sevgilerimi gönderiyor, en kısa zamanda özgürlük, barış, demokrasi ve kardeşlik dolu günlerde buluşmayı umuyorum.

Ne olmuştu?

Demirtaş, 4 Kasım 2016’dan bu yana, yani dokuz yıldır Edirne Cezaevi’nde tutuklu.

Eski HDP liderine Kobani davasında 42 yıl hapis cezası verilmişti.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), 8 Temmuz’da Demirtaş’ın tutukluluğu için ihlal kararı verdi.

AİHM daha önce de Demirtaş hakkında en az üç ayrı ihlal kararı vermişti.

Avukatlarına göre Türkiye 8 Ekim’e kadar karara itiraz etmediği takdirde karar yürürlüğe girecek ve Demirtaş tahliye edilecekti.

Fakat Adalet Bakanlığı, 7 Ekim’de karara itiraz etmiş ve kararın AİHM Büyük Daire’de yeniden ele alınmasını istedi.

AİHM 3 Kasım’da itirazı reddetti, böylece Demirtaş hakkındaki ihlal kararı kesinleşmiş oldu.

Avukatları 4 Kasım sabahı sabah Demirtaş için mahkemeye tahliye başvurusunda bulundu.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli 4 Kasım’da grup toplantısı çıkışında bir gazetecinin sorusu üzerine şunu dedi: “Sayın Demirtaş, hukuki yollardan sonuca ulaşmıştır. Tahliyesi Türkiye için hayırlara vesile olacaktır.”

5 Kasım’da Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Demirtaş’la ilgili AİHM kararının kesinleştiğini belirtip şöyle konuştu: “Daire kararının şu anda görülmekte olan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22’nci Ceza Dairesi’ne gelmesi durumunda ya da ilgililerin müracaatı durumunda mahkeme tarafından değerlendirilecektir.”

Konu aynı gün grup toplantısı sonrası Erdoğan’a da soruldu. Cumhurbaşkanı şöyle yanıt verdi: “Bu ülke yargı ülkesidir. Yargı bu konuda ne derse buna uyarız.”

Demirtaş’ın tahliyesine ilişkin henüz bir gelişme yaşanmadı.

Fakat Medyascope’tan Ferit Aslan’a konuşan DEM Parti Eş Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Türkdoğan, önümüzdeki haftayı işaret etti:

“AİHM’in gerekçeli kararı kısa süre içinde Adalet Bakanlığı’na sistem üzerinden iletilecek. Bakanlık da Türkçe çeviriyle kararı istinaf mahkemesine gönderecek. Önümüzdeki hafta kararın mahkemenin önüne gelmesini bekliyoruz.”

DEM Parti, Demirtaş’ı sordu: Daha ne bekleniyor?

Abdulkadir Selvi: Selahattin Demirtaş’ın tahliyesi için sayılı günler kaldı

Arınç Bahçeli’den özür bekliyor: Demirtaş ve Kavala’yı ziyaret edecek

Demirtaş, Devlet Bahçeli ve Özgür Özel’e teşekkür etti

DEM Parti’den Bahçeli’ye Demirtaş teşekkürü

AKP Bahçeli’nin Cumhur İttifakı sözlerini ‘kıymetli’ buldu, Demirtaş için yorum yok

Dokunulmazlık oylaması: Özgür Özel CHP’nin ‘kusur’u için özür diledi

Bahçeli’den Demirtaş çıkışı: Tahliyesi hayırlara vesile olacak