Ömer Gencal: Farkına varmadan 'otomatik pilotta' yaşamaya alışıyoruz

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Raflar arasında gezinirken, özellikle son dönemde ilgimi çeken Çin üzerine kitapların bulunduğu bölüme yöneldim. Henüz yeni yayımlanmış bir eser hemen dikkatimi çekti: “Breakneck: China’s Qu­est to Engineer the Futu­re” – Son Sürat: Çin’in Ge­leceği Mühendislik Yoluy­la Şekillendirme Arayışı.

Yazar, Çin’de doğup yedi ya­şında Kanada’ya taşınan Dan Wang. Kitabı karıştırırken bir ifade beni derinden etkile­di: “Low-agency society.” Yani “düşük irade kapasitesine sa­hip toplum.”

Bu kavram, bugünün dünya­sını çarpıcı biçimde özetliyor­du. İnsanların, kendi hayatla­rı üzerindeki kontrolünü yitir­diği, dışsal güçlerin – devletin, algoritmaların, kurumların – yönlendirmesine teslim oldu­ğu bir çağda yaşıyoruz.

Yapay zekânın karar mekanizmaları­na entegre olduğu, rutinlerin otomatikleştiği modern top­lumlarda bireylerin ‘seçme’ kapasitesi giderek dijital sis­temlere devrediliyor. Bizler farkına varmadan ‘otomatik pilotta’ yaşamaya alışıyoruz.

Düşük iradeli toplumlarda üç belirgin sonuç ortaya çıkı­yor:

Yaratıcılık yerine uyum, (işim var şükürler olsun, mesai saatlerinde işimi yapayım ama yeni icat çıkarmayayım)

Girişimcilik yerine güven­celi bağımlılık, (Devlette me­mur, herhangi bir işletmede güvenlik görevlisi olsam ben­den mutlu olmaz yaklaşımı)

Sorumluluk yerine suçla­ma kültürü.

Bugün sosyal medyada ve kamusal söylemde sıkça gör­düğümüz “çözüm üretmekten çok eleştirmek” eğilimi bu dö­nüşümün yansıması.

Ömer Gencal’ın yazısı