Rükzan Sağır: Bazı kişilerin ne ara ünlendiğini, bazı marka ve şarkıların nasıl tuttuğunu çözemiyoruz

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Pek çok içeriğin ne ara bu kadar çok izlendiğini, tüketildiğini merak ediyoruz. Bazı kişilerin nasıl, ne ara ünlendiğini, bazı marka ve şarkıların nasıl tuttuğunu çözemiyoruz.

Sosyal medya platformları, sahte takipçi ve beğeniyi tespit ediyor. Yani bu içeriklerin etkileşimleri sahte olamaz. Öyleyse nereden geliyor bu değirmenin suyu?

Bu tezgaha uyanışımız, 2017’ye dayanıyor. Tayland’da yapılan bir baskında ‘tıklama çiftliği’nin çökertildiğini öğreniyoruz. Polis, bir evde 476 telefon, 347 bin SIM kart ele geçiriyor. Gözaltına alınan üç kişi, Çin’in sosyal medya platformu WeChat’te beğeni ve görüntüleme için çalıştıklarını, aylık 2 bin 950 ila 4 bin 400 dolar kazandıklarını anlatıyor.

Sistem şöyle: Bu telefonlar, platformlara aynı anda etkileşim gönderiyor. SIM kart üzerine tanımlı hesaplardan yapılan beğeni ve görüntülemeleri algoritmalar gerçek sanıyor. İçeriğin beğenildiğini düşünüp birden herkesin akışına düşürmeye başlıyor…

Yani dijital olarak yaratılan bir illüzyon, bu şekilde gerçeğe dönüşüyor. Bu kimlerin işine yarıyor? Görünürlük, prestij ve meşruiyet kazanmak isteyen herkesin.

Şirketlerin, fenomenlerin, ideolojilerin, kara para aklamak isteyen dolandırıcıların… -Sahte etkileşim sahte reklam başarısına dönüyor, o da kirli paranın yasal gelir olarak kayda girmesine yardım ediyor.-

Rükzan Sağır’ın yazısı