Okura not:
Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.
Bir yıldır; ekranlarda, köşe yazılarında, sosyal medyada aynı iddiayı dinledik:
“CHP’nin 2023 kurultayı mutlak butlanla iptal edilecek. Kemal Kılıçdaroğlu ya da onun işaret ettiği biri CHP Genel Başkanlığı’na kayyum olarak atanacak…”.
İktidar medyası da muhalif medyanın bir kısmı da aynı koroya katıldı…
Herkes aynı lâfı etmek için bağırıyordu…
Ben, sessizce dedim ki:
“Bu dava düşecek…”.
Perşembe (23 Ekim 2025) akşamüzeri YouTube kanalımda canlı yayında, yine şöyle dedim:
“Evet risk alıyorum ama ısrarla yine aynı şeyi söyleyeceğim… Yarın mahkemeden mutlak butlan gerekçesiyle olağan kurultayın iptali kararı çıkmayacak, yargıç davayı düşürecek…”.
Ve canlarım…
Dün hukuk ve dosyayı görüşen Yargıç aklın yolunu takip etti: dava düştü…
Ancak canlarım, benim için benim haklı çıkmam tabii önemli ama…
Değerli olan; doğru düşünme biçiminin haklı çıkmasıdır…
Çünkü siyaset bağırır, hukuk ve vicdan konuşur…
Siyaset manipülasyon ister, hukuk ise delil ister…
Ben de işte o yüzden öngörüde bulunmadım; olgulara baktım…
Hukukçu olmasa bile hukuk okuyan, hukuk felsefesiyle yakından ilgilenen herkes bilir ki:
Mutlak butlan, yani “tam hükümsüzlük”, ancak, açık bir usul hatasıyla mümkündür…
Yani öyle “birisi ya da birileri memnun olmadı” diye değil; ciddi bir kanuna aykırılık gerekir…
Oysa CHP kurultayında öyle bir durum yoktu…
Tüzük açık, delegelerin iradesi ortadaydı…
Bu yüzden en başından beri şunu söyledim:
“Yargı, siyasetin değil, usulün alanıdır… Usul yerindeyse, karar düşer…”.
Ve usulle birlikte yargıcın vicdanı da yerinde olunca:
Karar düştü…
Canlarım, analiz dediğiniz şey; duygulardan değil, verilerden, hukuktan, tarihten beslenir…
Dün ortaya çıkan sonuç da işte o analitik düşünmenin zaferidir…
Benim sevincim kişisel değil…
Çünkü dün aslında şunu öğrendik:
Türkiye’de hâlâ, bazen geç de olsa, hukukun sesi duyulabiliyor…
Zira “Türkiye’de de hakimler var…”.