Okura not:
Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.
Demokrasi korkudan türedi. İşçi sınıfından ve Sovyetler Birliği’nden çok korkuyorlardı. Çok korktukları için sınıfa saldırmak yerine küçük tavizler verdiler. İlk demokrasi denemeleridir. Sovyetlerin yıkılması için bütün enerjilerini harcamaları korkudan kurtulmak içindi. Sovyetler yıkılınca ve işçi sınıfı örgütsel olarak dağılınca demokrasi denemeleri de sona erdi. İşçi sınıfından ve sosyalizmden korku yoksa demokrasi de yoktur.
Kapitalizmde demokrasi ve cumhuriyet birer sapmadır. Bizi eziyorlar, öfkeleniyoruz ve harekete geçiyoruz, korkutuyoruz. Korkunca geri çekiliyorlar ve paylaşmaya rıza gösteriyorlar.
Öfke kral devirmenin biricik yoludur. Öfkesiz deviremediğimizi biliyoruz. Öfkeleniyoruz ve otokratları cezalandırmak istiyoruz. Çok korkuyorlar ve korkudan felç oluyorlar. O boşlukta halkın yönetimi ortaya çıkıyor.
Ancak cumhuriyetin ve demokrasinin ömürleri pek kısadır çünkü öfkemizi yitiriyoruz, duruyoruz, biz durunca korkuları hızla dağılıyor. Demokrasiden faşizme geçiyorlar ve yeni krallar yaratıyorlar. Demek ki çok korkutmamız ve korkuyu sürekli harlamamız gerekiyor. Örgütlenmek ve eyleme geçmekten başka yolu yoktur.