Okura not:
Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.
Son yaklaşık 25 yıl, millet AKP’yi iktidara taşıdı. AKP’de zaman içinde kuruluş felsefesine uygun olarak ülkeyi ‘Cumhurbaşkanlığı Yönetim Sistemi’ne taşıdı. 2017’ de millet ‘tarihsel gelişmeye uymayan ve sebebi olmayan’ bir yanlış (bence) yapıp, AKP ’nin allayıp pullayıp sunduğu, tarihin derinliklerinden gelen ‘tek adam yönetimi’ gibi bir arkaik sisteme ‘Olur’ dedi.
İşte bu dönemin yaklaşık 25 yıl sonra getirdiği bütçe, bilinçli bir göz ile incelendiği vakit, kendimize ne kadar büyük problemler yarattığımız görülüyor.!
Konu ile ilgili bilgili muhalif kimseler çeşitli usuller ile bütçenin gösterdiği ‘değerlerimizin’ nereden nereye geldiğini hesaplıyor. İktidar ve yanlıları ise zaten yaklaşık 25 yıldır, sadece ‘yarın!!’ diyor
(TL değerini hesaplarken 2005 yılında TL’den altı sıfır atıldığı göz önüne alınıp; AKP’nin Türk ekonomisinde daha tam etkili olmadığı 2005 Aralık ayını hesaba alırsak) 2005 yılının aralık ayında 1.000,00 YTL olan parasal değer 2024 yılının aralık ayında 21.887,89 TL olmuş… Yani AKP’nin iktidara gelişi ile 20 yıl önce 1000 TL’ye aldığımız ‘şeyleri’ bugün 22 bin TL’ye alıyoruz!
2005’ te 1 TL ye 63 Avro Sent (0,626752 EUR) alırken, bugün 1 Avroya 48 TL alabilir olmuşuz.
AKP’nin yaptığı ‘çok temel yanlış’ yıllık kişi başına 15 bin dolar/yıl civarında (hesap edilen) milli gel-ir ile “büyüdük” demesi ancak büyüyen ülkeye ait sayılar, asıl gerekli olan vatandaşın ‘geçerli para’ ile büyüme-satın alma” gücüdür.
Bugün milletin nerede ise yarısı ‘fukaralık seviyesinde‘ yaşıyor. Bu seviye kişi başına ayda 88 bin TL, yılda 1 milyon TL seviyesinde. Net ifade ile yaklaşık 26 bin dolar seviyesinde. Gelir (çok iyimser hesaplar ile) 15 bin dolar. Oysa sahici gelir yani, asgarî ücret 22 bin x 12 ay, 264 bin TL yani 6 bin 600 dolar. Yani AKP’nin “Kadın evde çocuk baksın!” teorisine göre ülkenin yarısı değil tümü ortalamada FUKARALIK SEVİYESİNDE yaşıyor!