Gökhan Aktürk: Tedesco'nun oynatmak istediği futbol ilk yarıda netleşir gibiydi

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

warning
Okura not:

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

İsmail Yüksek, ilk yarım saat içinde forvetinden daha çok ceza sahasında topla buluşmuştu. Çabasıyla kazanılan korner ve Skriniar’ın düşürülmesiyle kazanılan penaltıdan gelen Kerem Aktürkoğlu golü, takımın üzerindeki stresi biraz azaltmıştı.

Tedesco’nun geldiği günden beri oynatmak istediği futbol, ilk yarıda biraz netleşir gibiydi: kazanılan toplarda hızla rakip ceza sahasına gitmek. Bunu Nene, Kerem ve birçok zaman İsmail ile yaptı. Birçoğu cılız atak olsa da ilk yarıda yedi isabetli şut vardı.

Sonuca gelirsek, dün akşam Fenerbahçe’nin oyununda ileriye doğru kıpırdanmaların yanı sıra, takım ruhu, İsmail Yüksek enerjisi de dikkat çekiciydi. Milli oyuncu, üstüne katarak yoluna devam ediyor.

Maç içerisi ve maç sonucunda futbolcuların yaşanan sevinç gösterileri nasıl stres yaşadıklarını gösterir gibiydi.

Fenerbahçe’nin sabır konusunda toleransı olmadığı için geçiş sürecindeki her galibiyet, teknik heyetin kredisine artı yazar.

Akşamın en derin nefes alan kişisi ise Domenico Tedesco’ydu. Pazartesi akşamına kadar yerine bir isim yazılmayacak.

Gökhan Aktürk’ün yazısı