Tuğrul Eryılmaz: 'Kıskanmak' Özgü Namal'a rağmen olmamış

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

warning
Okura not:

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Gerçekten nasıl reyting rekorları kırdığına inanamıyorum ama Uzak Şehir hâlâ her reyting kategorilerinde birinci. Uzunca bir süre Amerika’da ölüp Türkiye’ye getirilen bir adamın eşinin onun vasiyetiyle abisi ile evlenmesini gördük. “Yattılar mı, yatmadılar mı?” diye merak ederken galiba birbirlerine aşık oldular (baştan sonra kadar hiç izlemeyediğim için müphem yazmış olabilirim).

Fakat birden bire meğersem öldüğü varsayılan oğlunun ölmediği ve Türkiye’ye getirildiği anlaşıldı. Şimdi bir bodrum katında annesi Sadakat Hanım’ın koruması altında. Gerçekten bu dizi hakkında ne söylesem doğru olmayacak ama mecburdum çünkü reyting şampiyonu. “Canavar anne”yi oynayan Gonca Cilasun inanılır gibi değil. İyi oyuncu bir trajikomik oluyor. Bir bakıverin isterseniz. 15-20 dakika yeter. Başroldeki erkek oyuncu Ozan Akbaba herkesin arasını yapacak diye helak oluyor ve bu durum pek sıkıcı oluyor. 

Israrla izlemeye çalıştığım dizi ise Türkiye’nin Selim İleri sayesinde tanıdığı Nahid Sırrı Örik’in bir romanından “Kıskanmak”. Ama galiba bu da Özgü Namal’a rağmen olmamış. Roman 1946’da çıkmış ama dizi 1990’lar ve 2000’ler gibi sunuluyor. Belli ki hiç uğraşılmamış üzerine. Keşke 1946’da olsaydı ya da telefonlarla modernleştirilseydi.  

Tuğrul Eryılmaz’ın yazısı