Özcan Yaman: Hakan Tosun mafyalaşmış karteller dünyasına karşı bir sıra neferi olarak toplumsal mücadelenin öznesiydi

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

warning
Okura not:

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Hakan Tosun, bu mafyalaşmış karteller dünyasına karşı (bir çoklarımız gibi) safını belirlemiş adaletten haktan yana duruşuyla, mütevazi kişiliğiyle bir sıra neferi olarak toplumsal mücadelenin öznesiydi. Çevre hareketlerinden demokrasi ve adalet arayışlarına kadar aktivist bir fotoğrafçı bir belgeselci ve bir bağımsız gazeteci olarak en iyi yapabildiği işi yapıyordu. Tam da 10 Ekim Katliamının 10. yılının yaşandığı günün gecesinde katledildi. 10 Ekim demişken onun çektiği ve belge olarak mahkemelere sunduğumuz “yaralı almadan geçip giden ambulans görüntüleri” geliyor aklıma.

Bergama’dan Akbelen’e, 1 Mayıslardan Gezi direnişine, Çağlayan Adliyesi önünden Silivri’ye kadar hak mücadelelerinin olduğu her yerde kamerasıyla onu görürdük. Redfotoğraf ve Görülmüştür Kolektifinin hapishanelerle ilgili projelerinde de yer alırdı. 2018 ve 2019 yıllarında “İçerden Dışarıya ve Dışardan içeriye” fotoğraf köprüsü çalışmalarında yer almış, yolladığı fotoğrafa yine bir mahpus arkadaşın şiirle eşlik ettiği güzel çalışmalarımız olmuştu.

Özcan Yaman’ın yazısı