İçerik üretici Fatma Özkaya, sanat dünyasındaki ‘ifşa’ paylaşımlarına benzer vakaların muhafazakar camiada da görüldüğünü belirterek “Sen evet, İslamcı ağabeyciğim, senin de uykuların kaçsın” dedi.

Son günlerde sosyal medyanın gündemindeki konulardan biri kültür-sanat sektöründe cinsel taciz ifşaları.
Süreç bir grup kadının, erkek fotoğrafçıların tacizlerini açıklamasıyla başladı. Fotoğrafçıların kadınları çıplak poz vermeye ikna etmek için manipüle ettiği, hatta kadınlara cinsel tacizde bulunduğu iddia edildi.
Ardından kadınlar uğradıkları benzer saldırıları failiyle beraber ifşa etmek üzere ellerindeki mesajları paylaştı ve ifşa edilenlerin listesi oyunculardan sanat eleştirmenlerine kadar genişledikçe genişledi. Paylaşımlar sürüyor.
Özkaya da kendi Instagram hesabından muhafazakar çevrelerdeki taciz ve istismar vakalarına, bunların itirafının güçlüğüne dikkat çekti.
Özkaya paylaşımında şunları anlattı:
“‘Çoklu evlilik caiz’ kılıfıyla pisliklerini meşrulaştırmaya çalışıyorlar“
“Masum değilsin sadece henüz sıra sana gelmedi. Sanat camiasında iki gündür ifşalar gırla. Yapılan istismarlar, tacizlerin hepsi ifşa alanı yok, dalga gittikçe büyüyor. Peki bu kıvılcım ne zaman muhafazakar camiaya sıçrayacak onu çok merak ediyorum.
Evet bu sanat camiasında alkolle uyuşturucuyla, eve davet etmelerle, rıza inşasıyla yapılıyor bu istismarlar. Siz ne yapıyorsunuz? Üsküdar’da çay içmeye davet ediyorsunuz. Genç kızlara oturup mutsuz evliliklerinizi ‘Ay çocuk olmasa ayrılırdım’ dert yanmalarınızla yaptığınız yine taciz, yine istismar.
Birazcık imkanı olan da Başakşehir’de ev açıyor, ondan sonra dinin ‘çoklu evlilik caiz’ kılıfıyla da kendi pisliklerini meşrulaştırmaya çalışıyorlar. Edebiyat dergilerine yazmaya çalışan genç kızların hayalini, umudunu, güvenini sarsıyorsunuz. Bu da taciz, bu da istismar.
Ama şunu da çok iyi biliyorsunuz ki muhafazakar camiada bir şeyler ifşa etmek çok daha zor. Çünkü muhafazakar genç kızlar sadece dışarıda değil, içeride de bir savaş veriyorlar. Kendi aileleriyle de, en yakınlarıyla da mücadele etmek zorundalar. Bu hayatta var olmaya çalışıyorlar.
Yer edinmeye, okumaya, çalışmaya çalışıyorlar. Ama unutmayın ki cinsel ilişkiyi reddetmenin tahrik sebebi sayıldığı bu ülkede kimsenin susma lüksü kalmadı artık. Sen evet İslamcı ağabeyciğim, senin de uykuların kaçsın ne zaman ifşa edileceğim diye.”
‘Hayatlarımız farklı olsa da aynı yaraları taşıyoruz’
Özkaya, paylaşımına eklediği metinde şunları yazdı:
“Hatırlarsınız, muhafazakar camiadan bir kitapçı tacizi ifşa edildiği gün intihar etmişti. Yaptığının ortaya çıkması bile bir adam için yaşanmaz bir utançken, mağdur olan kadının bu yükü yıllarca taşıması ne demek hiç düşündünüz mü?
Bu videoda anlattıklarım benim öfkemden ibaret değil; yıllardır biriken suskunluğun sesi. İfşa; konuşan kadınlar için iyileştirici, dinleyen kadınlar için güç verici, fail erkekler içinse korku verici.
Burada mesele muhafazakar ya da seküler olmak değil. Hayatlarımız farklı olsa da aynı yaraları taşıyoruz. Dayanışma bu yüzden hepimize lazım.”