MESUDE DEMİR
Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı’ndan Prof. Dr. M. Özgür Pirgon, hiçbir bitkisel karışımın çocukların boyunu uzatmadığını söyledi.

Anne-babalar çocuklarının boyunu, yaşıtlarıyla kıyaslayarak izliyor. Bazen de öğretmenler akranlarına göre boyunun kısa olduğunu gözlediği çocuklarla ilgili ailelerini uyarabiliyor.
Ancak asıl değerlendirmeyi hekimler yapıyor. Çocuğun ağırlığı veya boyu, normalin altındaysa ayrıntılı inceleme için çocuk endokrin polikliniğine yönlendiriliyor.
Çocukların boy ve kilolarının takip edildiği büyüme cetvelinde ‘büyümede duraklama‘ görülmesi halinde erken dönemde tedaviye başlanabiliyor. Bu nedenle büyüme geriliği veya boy kısalığı olan çocukların düzenli aralıklarla izlenmesi gerekiyor.
Ebeveynler kendileri kısa boylu olsa bile çocuklarının uzun olmasını istiyor. Bunun için de ya hekime giderek büyüme hormonu verilmesini talep ediyor ya da kendine göre pek çok farklı ürünü, bir umut çocuklarına kullandırıyor.
Boy uzatmak için çocuklara bitkisel karışımlar verilmesinin zararları da olabileceğini belirten Pirgon, “Bitkisel ürünlerle ilgili deneyler yapılmadığından ileriki dönemde organlara zarar verme ihtimali var” uyarısında bulundu.
Bazı hastalıklar boy kısalığına yol açabiliyor
Pirgon boy kısalığının sıklıkla genetik nedenlere bağlı olsa da bazen ailenin ortalama boyunun altında kaldığını söyledi:
“Bir hastalık sonucunda boy kısalığı gelişmiş olabilir. Çocuk endokrin polikliniklerinde öncelikle boy kısalığına yol açabilecek bir hastalığın varlığı araştırılmalı.
Böbrek-karaciğer hastalığı, kansızlık, bağırsak hastalığı, idrar yolu enfeksiyonu, tiroid bezi hastalıkları, kemik hastalıkları, vitamin eksiklikleri, beslenme bozuklukları boy kısalığına yol açabiliyor.
Bu tetkikler yapıldıktan sonra eğer bir hastalık tespit edilmemiş ise, çocukta yeterli uzama olup olmadığı üç aylık aralarla takip ediliyor.
Boyu kısa olan çocuk eğer altı ay, bir yıllık takiplerde yaşıtlarına göre yeterli bir boy kazanımı sağlıyorsa ileri tetkike ihtiyaç bulunmuyor.”
Ailevi hedef boy belirleyici
Toplumlara göre ortalama boy değişiyor. Uzakdoğu ülkelerinde toplum daha kısayken, İskandinav ülkelerinde ortalama boy artıyor. Toplumla beraber ailenin boy ortalaması da çocuğun boyunu belirliyor. Pirgon, “Aileler bazen kendi boyları kısa olsa da akrabalarının (dayı, teyze, hala, amca) uzun boylu olduklarını ve neden onlara benzemediklerini veya onların boyuna ulaşmalarının neden mümkün olmadığını soruyor. Ancak genetik yapı nedeniyle anne-babanın ortalama boyunu (veya her ikisinin boyundan birini) yakalama ihtimali daha fazla” dedi.
Aileler hekimlere büyüme hormonu tedavisi için baskı dahi yapıyor. Ancak bu tedavi, boyu kısa her çocuğu verilmiyor. Çünkü sadece büyüme hormonu eksikliği tespit edilmiş çocuklarda faydalı oluyor.
Anne-baba kısaysa büyüme hormonu faydasız
Ailevi boy kısalığı (anne-baba boy ortalaması) olan veya ergenlik gecikmesi yaşayan çocuklarda büyüme hormonunun bir faydası yok. Hiçbir ülkede bu amaçla verilmiyor. Pirgon şunları söyledi:
“Çünkü ailevi boy kısalıklarında verilen büyüme hormonu tedavisiyle kısa süre içerisinde boy uzaması hızlansa da çocuğun sonuç boyu (final boyu) ailevi boy ortalamasını aşamıyor.
Ailevi boy kısalıklarında bir hastalık olup olmadığı tespit edildikten çocuğun erken yaşlarda beslenme programına alınması ve spora teşvik edilmesiyle ailevi boy ortalamasının yaklaşık beş santimetre üzerinde bir boy uzaması görülebiliyor.”
Ancak tetkiklerle büyüme hormonu eksikliği veya yetersizliği tespit edilmesi halinde büyüme hormonu tedavisine başlanıyor. Pirgon “Büyüme hormonu tedavisi, sadece büyüme hormonu eksikliği olan veya büyüme hormonu yetersiz salgılanan çocuklarda faydalı. Ancak ailevi boy kısalığı olan veya ergenlik gecikmesi yaşayan çocuklarda bir fayda görülmüyor” dedi.