Okura not:
Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.
Birçok vakıf üniversitesi ve hatta devlet üniversiteleri bile, sadece “öğrenim” değil, “diploma satışı” gibi bir iş modeline kaymış durumdadır. Bu durumun denetimi elbette devletin sorumluluğundadır; ancak devletin denetim mekanizmalarının bu konuda yeterince etkin çalışmaması, eğitim sisteminin yozlaşmasına yol açtığı gerçeği ile yüzleşmeliyiz. Fakat daha endişe verici olan, bu durumu istismar eden kişilerin çoğunlukla siyasetçiler ve bürokratlar olması!
Türkiye’nin büyük şehirlerinden birinin Belediye Başkanı olan Ekrem İmamoğlu’nun diploması, son yıllarda çokça tartışılan bir diğer örnektir. İmamoğlu’nun diplomasının, kamuoyunda geniş çapta tartışılması diplomanın sahteliği değil, yatay geçiş hakkı olmadığı iddiası idi! Ama şimdi ortalığa saçılan bilgilere göre; sahte diploma almanın ne kadar kolaylaştığı ve devletin bu türden yanlışlıkları nasıl göz ardı edebildiğidir! 35 senelik diplomanın yatay geçişini sorgulayan YÖK, ölen insanların adına verilen diplomalardan habersiz olması kimseyi inandıramaz.
Diploma skandallarının halkın devlete olan güveninin nasıl sarstığını ve bu güvenin kaybolmasının toplumsal huzursuzluklara yol açtığını gören yok mu? Daha da önemlisi, diğer siyasi aktörler ve bürokratlar için de, bir “görünüş” elde etmek amacıyla, sahte diploma veya sahte akademik başarılar elde etmenin bu kadar yaygınlaşması, devlete olan güven kaybına sebep olmuyor mu?
Özellikle bakkaldan diploma alınır gibi akademik unvanların elde edilmesi, sadece akademik dünyayı değil, tüm kamu hizmetlerinin güvenilirliğini zedeler. Bu türden diplomaların sahte olup olmadığı tartışıldığı sürece, toplumda bir çürümeye sebep olurlar.
Devletin, sadece eğitim kurumlarını denetlemekle kalmayıp, kamu görevlilerinin diplomasını ve akademik geçmişini de sıkı bir denetim altına alması gerekmektedir. Kamuoyunda ciddi şekilde tartışılmaya başlanan diploma skandallarının ardından, sahte diploma sahibi olan kişilerin tespit edilmesi ve bu kişilerin kamu görevlerinden uzaklaştırılması gerektiği açıktır.