CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Silivri Cezaevi ziyareti sonrası yine isim vermeden bir savcıya yüklendi: “Bu mahareti nereden kazandın maharetli savcı?”

Özel geçen hafta tutuklamaların mahkeme kararlarından önce sosyal medyaya sızdırılmasıyla ilgili bir soruya yanıt verirken isim vermeden bir savcıyı hedef almış ve şöyle demişti:
“Önümüzdeki günlerde üç isimli bir savcının nasıl silsile yoluyla devleti kandırdığını, ifadeleri alırken Ekrem İmamoğlu’na ‘Kızmıyorsunuz değil mi? Bu iş böyle; seçimi siz kazanırsanız bizi yargılarsınız’ deyip, Ekrem başkan ‘Siz kim, biz kim? Böyle mi adalet sağlıyorsunuz? Bunu düşünüyorsan demek ki suç işliyorsun, yargılaman lazım. Sen nasıl savcısın’ deyince ‘Kızma başkanım kızma’ yapan.
İçinde C’li, M’li üç isimli bir savcı var. (İstanbul başsavcısı) Akın Gürlek’le bir reklam arasına gireriz belki, o da biraz dinlensin. Beş yıllık olanı söylüyorum, bu gece bir rahat uyumasın. Onla ilgili çok şey anlatacağım, belki yarın, belki yarından da yakın.
O saçını toplayıp aklını başına toplamayanla o küstahla meselemiz var. Neler duydum, neler öğrendim; ne bilgiler geldi. Bakalım neler olacak.”
‘Kimlere savcılık yaptırıyorsunuz?’
Bugün Silivri Cezaevi’ni ziyaret eden Özel çıkışta açıklama yaptı ve yine isim vermeden ‘o savcı’ya yüklendi. CHP lider şöyle konuştu:
“Geçen gün söyledim, alınmış. Dedim ya ‘Saçını toplayıp aklını başına toplamayan biri var’ diye. O birine söylüyorum. Ne diyordu sayın Erdoğan? Daha dün ‘Beyaz Toroslar, PKK’nın güçlenmesini sağladı’ diye. O beyaz Toroslar görüşmeleri yapan heyetteki kişilerin eşlerini götürüp geri getirmeyen beyaz Toroslar. Sen kime, neyi gösteriyorsunuz masaya beyaz Toros koyarak.
Kimlere savcılık yaptırıyorsunuz arkadaşlar? Bu adamı şımartınca sen, çağırıyor kadıncağızı; ‘Çocuk kaç yaşında’, ’13’, ‘Çok da küçükmüş, ağlar. Benim dediğim gibi ifade ver’… Kadını çocuğuyla tehdit ediyor. ‘Silivri’ye değil evine git’… İfadeyi beğenmeyince ‘Böyle demiyor musun? Hadi o zaman sana yolculuklar’.
Akşam buraya bir geliyor kişi; ‘Sevkin var, doktor kontrolüne’, ‘Nereye?’ Afyon’a, Düzce’ye, Buca’ya. Peki sen bu mahareti nereden kazandın maharetli savcı? Biliyor ki Düzce’deki cezaevinde 40 kişilik koğuşta 60 kişi yatıyor. Neden; dayanamazsın, teslim olsun, gelsin itiraf atsın.
Kaç kez söyleyecek kadın sana ‘Biz ihaleleri işimizin gereği en iyi şekilde yaptık, kimseden almadık’ diye. ‘Söyle Ekrem’den talimat aldık, çık git evine’. Ya ne kadar onurlu bir direniştir bu kadar tehdide rağmen.
Hepsini yapan; dedim ya şimdi Akın beyi biraz dinlendirmeye alacağız. Toplamdan sorunlu. Kendinle bir buraya getirdiği, teknik işleri, zulüm işlerini ona yaptırdığı en son şimdi mala çökme işlerinde de marifetlenen bir arkadaşın neler yaptığına bakacağız.
‘Küstah herif, sen kimi tehdit ediyorsun?’
‘Bir ay sonra birbirinizi yüzüne bakamayacaksınız’ dedi Tayyip bey, geçti dört ay. Akşam Kartal’da milletin gözünün içine baka baka masumiyet… Bunların yaptıklarını kim nasıl savunacak yarın. Küstah herif; Beyaz Toros’u koymuş oraya, sen kimi tehdit ediyorsun?
Onun malına çök, bunun malına çök! Ne diye yetiştirdiler sizi? ‘Bir masum yanlışlıkla içeride duracağına 99 suçlu dışarıda gezsin, tutukluluk tedbirini buna göre verin’ diye öğrettiler. Ne yapıyorsun sen? Ne diye herkesin anasının, babasının emeğiyle kurulmuş 60 yıllık şirketlere pat diye çöküyorsun. Kul hakkı yemiyor musun, nasıl vereceksin hesabını?
Bugünkü kudret yok, bir gün gelip de bilmem kaç yaşında, bilmem nerede yalvarırsın ‘Canım çıksın’ diye, Allah almaz canını çektirir sana. Millete bu çektirilir mi? O yüzden biz kimsenin saçına başına bakmayız. ‘Aklını başına al’ diye dedim ben onu sana.
‘Cürmün kadar yer yakarsın’
Gidenlere diyormuş; ‘Genel başkanınız böyle yaptı, ben size kötü davranacağım’. Cürmün kadar yer yakarsın. Her şeyin bir sınırı var. Bir gün çıkarım isim isim, tane tane anlatırım, bakalım sen çocuklarının yüzüne bakabilecek misin?
Siz ne sandınız kendinizi? Aklınızı başınıza toplayacaksınız, kabusunuz olur rüyanıza girerim! 87 tane Soma davası takip etmişim. Orada can veren insanların ailelerinin adalet talebi yerde kalmasın diye. Arkadaşlarımın namusunu, haysiyetini size mi bırakacağım?
Kaç yaşında adamın tarlasını köstebek gibi kazdın, ne buldun? Bu üç isimli zevzeğin Akın beyi, Akın beyin Tayyip beyi inandırdığı hayali bir kasanın peşinde kazıp da duruyorlar. Yok kardeşim, yok. Kişi kendinden bilir işi, biz çalmadık, çaldırmadık, çırptırmadık.”