MESUDE DEMİR
@mesudedemirr
Akciğer sağlığını etkileyen önemli en önemli faktörlerden biri eşitsizlik ve yoksulluk. Türkiye’de altı farklı bölgedeki 2 bin 126 astım ve KOAH hastasıyla yapılan bir araştırma, kronik hastalıkların tedavisi ve yönetiminde sadece ilaçların değil, yaşam koşullarının da etkili olduğunu gösterdi.

Sosyodemografik Özellikler ve Sağlık Sunucularına Erişimin Kronik Havayolu Hastalıklarının Kontrolü Üzerine Etkisi Çok Merkezli Türkiye Verisi başlıklı çalışma Türk Toraks Derneği 28’inci Yıllık Kongresi’nde sunuldu.
Astım ve kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH), dünyada da yaygın görülen, yaşam kalitesini olumsuz etkileyen kronik hava yolu hastalıkları. Kronik oldukları için tedavinin yaşam boyu sürmesi gerekiyor.
Araştırmacılardan göğüs hastalıkları uzmanı Doç. Dr. Deniz Kızılırmak, sosyo ekonomik faktörler, çevresel maruziyetler ve sağlık hizmetlerine erişimin bu hastalıkların kontrolünü ve tedaviye yanıtı önemli ölçüde etkilediğini söyledi ve ekledi:
“Bu hastalıkların belirtilerinin kontrolü, alevlenmelerin azaltılması, maliyetin düşürülmesi ve bu amaçlara uygun yönetim planı geliştirilmesi özellikle düşük ve orta gelirli ülkeler açısından önem taşıyor.”
Söz konusu çalışmada da Türkiye’de astım ve KOAH hastalıklarını etkileyen sosyal, ekonomik ve demografik faktörlerin, ayrıca sağlık hizmetlerine erişimle ilgili unsurların incelenmesi; kronik solunum yolu hastalıklarının kontrolüne katkı sağlayacak bilimsel verilerin elde edilmesi amaçlandı.
Araştırma için hastalarla yüz yüze görüşülerek ve dosya kayıtları incelenerek yapıldı. Hastaların yüzde 56’sı astım, yüzde 44’ü KOAH tanılıydı. Astım hastalarının ortalama yaşı 49, KOAH hastalarının ise 65 olarak belirlendi.
KOAH hastalarının yaklaşık üçte biri kırsalda yaşıyor
KOAH hastalarının yüzde 30’dan fazlasının, astım hastalarınınsa yüzde 15’e yakınının kırsal bölgelerde yaşadığı görüldü. Araştırmaya göre özetle:
* Düşük gelir, katı yakıtla (odun, kömür) ısınma, periferde yaşamak riski artırıyor. Kırsalda yaşayan hastaların daha düşük gelirli ve eğitimsizdi. Doğalgaz yerine odun veya kömür sobasıyla ısındıkları tespit edildi. Bu durumun, özellikle KOAH hastalarının evsel ve mesleki irritanlara (tahriş edici) daha fazla maruz kalmaya neden olduğu saptandı.
*Sağlık merkezlerine bir saatten fazla sürede ulaşan astım hastalarında hastalık kontrolü daha kötüydü. Geliri açlık sınırının altında olan, sobayla ısınan ve merkezlere erişimi zor olan bireylerin tedaviye uyumu da düşüktü.
*Kırsalda hastalık kontrolü zorlaşıyor. KOAH hastaları inhaler tedaviye (inhaler cihazıyla ilacı doğrudan akciğere ulaştırmak) daha uyumlu olsalar da bu cihazları doğru kullanma becerilerinin düşük olduğu görüldü. Astım hastalarında ise kırsalda solunum fonksiyonları daha iyi olmasına rağmen hastalık kontrolü zayıftı.
Doğu ve Güneydoğu’da hastalık kontrolü düşük
* Hastalık kontrolünün en kötü olduğu bölgeler Doğu ve Güneydoğu Anadolu. En düşük solunum fonksiyonlarıysa Akdeniz Bölgesi hastalarında saptandı.
* KOAH belirtilerinin en yoğun yaşandığı bölgelerin de Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgeleri olması dikkat çekti.