Okura not:
Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.
Ferdi Zeyrek ile Manisa’daki söyleşide tanıştım. Sohbet etme şansını buldum. Vahim kazadan iki gün önce de telefonda konuştuk. Çünkü bana belediyedeki yolsuzlukları anlattı.
Teftiş kurulunun yaptığı tespitleri savcılığa bildirdiğini ancak hiçbir işlem yapılmadığını anlattı.
…
Mesela 2023 yılında belediye yöneticileri tarafından gerçeğe aykırı-hayali araç plakası üretilmiş.
Daha sonra mahalli idareler seçimleri öncesinde üretilen bu hayali plakalar üzerinden seçim çalışması yapılan bazı araçların akaryakıtlarının belediye bütçesinden ödendiği, resmi kayıtlarda ve belgelerde sahtecilik yapıldığı anlaşılmış.
Belediyenin zarara uğratıldığı, üçüncü kişilere haksız menfaat temin edildiği teftiş kurulu tarafından tespit edilmiş.
Mesela bakın Manisa’da ‘muhtelif mahallelerde içme suyu ve kanalizasyon inşaatı yapım işi’ kapsamında ihale düzenlenmiş.
31 Mart 2024 Mahalli İdareler Seçimi öncesinde ihaleyi alan firmaya yüksek miktarlarda hak ediş düzenlendiğine dair iddialar üzerine, MASKİ Teftiş Kurulu müfettişleri tarafından detaylı bir inceleme gerçekleştirilmiş.
Teknik ekip ve bilirkişiler tarafından yapılan titiz değerlendirme sonucunda, 33 milyon TL (KDV dahil) tutarında kamu zararı tespit edilmiş.
“Kardeşim bunlar nasıl tespit edilememiş” diye sorabilirsiniz, nedeni de aslında belli.
Çünkü Manisa Büyükşehir Belediyesi’nin tüzel kişiliğinin oluşturulduğu Nisan 2014 tarihinden Mart 2024 ayına kadar 10 yıl süresince, büyükşehir teftiş kurulunca hiçbir ihalenin incelenebilmesi-araştırılması için önceki dönem büyükşehir belediye başkanı tarafından hiç onay-izin verilmemiş.
Belirtilen dönemde büyükşehir belediyesi teftiş kurulunun sadece personel hakkındaki disiplin-idari soruşturmaları yürüttüğü, teftiş kurulunca başkaca inceleme-soruşturma yürütülmediği tespit edilmiş.
…
Yine başka örnek 2023 ve 2024 yıllarında bir yapım işinde yaklaşık maliyet 10 milyon 700 bin TL tutarında olması gerekirken 19 milyon 500 bin üzerinden hesaplanarak ihaleye çıkılmış.
Yapılan incelemelerde yapım işinde yanlış yöntemler nedeniyle ihalenin yaklaşık olarak 10 milyon TL daha yüksek bir bedel ile 20 milyon 900 bin TL üzerinden yükleniciye verildiği anlaşılmış.
Dolayısıyla gerçeğe aykırı yaklaşık maliyet cetveli düzenlendiği, belediyenin zarara uğratıldığı, yükleniciye haksız menfaat temin edildiği tespit edilmiş.
Bu tespitler savcılığa intikal etmiş ama Ferdi başkan ile konuştuğumda daha herhangi bir adımın atılmadığını belirtmişti.
Evet yolsuzluk tespitleri müfettiş raporları ile tespit edilip bildirilmiş.
Ama ne Ankara’da ne benim yazdığım onlarca diğer belediyede olduğu gibi bu usulsüzlüklerle ilgili bir tazmin süreci de bir hukuki süreç de başlatılmıyor.
Yargı samimiyse Ferdi başkanın başlattığı işi yarım bırakmamalı.