Okura not:
Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.
Örneğin Cumhurbaşkanı daha nice CHP’linin “telef” olacağını söyledi. Saldırıya geçen adamın Türkçe bilgisi eksik olsa da bir sözlüğe erişmek imkansız olmasa gerek. Türk Dil Kurumu’nun sözlüğü “telef etme”nin anlamını öncelikle “öldürmek, yok etmek” olarak veriyor. Dünyaya bugünkü iktidarın gözünden bakmayı seçmiş bir Türkiye yurttaşı bu tanımdan haberdarsa bu söylenenleri nasıl anlamlandırmalı? Saldırgan, saldırısını yumrukla yapıyor. Yani “telef olacak” sözünün anlamını yumuşatmış.
Özgür Özel enerjik bir muhalefet üslubunu sürdürüyor. Ama “enerjik” demek böyle ölüm çağrışımı yapan bir dil kullanmak demek değil. Bu olayda da kendi başına geleni bir kan davasına çevirmemeye özen gösteriyor; dolayısıyla “telef” edebiyatını kurcalamak yerine Cumhurbaşkanı’nın “geçmiş olsun” mesajını kale alacağını söyledi. Doğru da yaptı.
“Doğru yaptı”, çünkü CHP olsun, muhalefetin çoğunluğu olsun, Bu toplumun birbirinden nefret eden iki kesimden oluşmuş bir toplum olma durumuna son verme politikası yürütmeye öncelik veriyorlar. Ancak iktidar bu havada değil. Özellikle de, İmamoğlu atağını yapan, diplomasını iptal etmek gibi absürt “çare”lerden medet uman bir iktidarın bir yandan toplumsal kardeşlikten söz etmesi mümkün mü? “Mümkün” olsa da inandırıcı olur mu?