MESUDE DEMİR
@mesudedemirr
Sağlık Bakanlığı aile hekimliği sisteminde peş peşe düzenlemelere devam ediyor. ‘Aile Hekimliği Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’ de bugün Resmi Gazetede yayımlandı.
Aile sağlığı merkezi (ASM) çalışanları, “Nefes alamıyoruz” diyor.

Aile sağlığı merkezlerinde çalışan hekim, hemşire ve ebeler ‘eziyet yönetmeliği’ dedikleri Aile Hekimliği Performans ve Ödeme Yönetmeliği’nin geri çekilmesi için haftadır eylem yaparken güne yeni yönetmelikle uyandılar.
Yeni yönetmeliğe göre özetle 3 bin 500 üzeri nüfusu olan aile hekimlerinin kayıtlı hastaları, bakanlıkça başka aile hekimine atanabilecek.
Ebe, hemşire açığı olan birimlere bakanlık doğrudan atama yapacak. Aile hekimlerine, istediği yerde nöbet yazılabilecek.
Halen çalışan 9 bin ASM’ye çalışma ruhsatı veremeyen bakanlık, yeni yönetmelikle, aile hekimliği birimleri için ‘müşterek muayenehane’ deyimini kullanıyor.
Türk Tabipleri Birliği (TTB) ile 12 federasyon, sendika ve dernek temsilcisi bugün ortak basın toplantısı yaptı. Her birinin temsilcisi, sonuç alıncaya kadar kararlılıkla eylemlerini sürdüreceklerini yineledi.
‘ASM’ler hekim başına 2 bin nüfusu aşmamalı’
TTB Merkez Konseyi üyesi Dr. Ayşegül Ateş Tarla ortak açıklamayı okudu. Açıklamada, sistemin yamalı bohçaya döndüğünü belirtildi.
Ortak açıklamada şu talepler sıralandı:
* Kamusal bir hizmet olan birinci basamak sağlık hizmetlerinin fiziki ve tıbbı donanımı ve ASM’ler kamu tarafından sağlanmalı.
* Halkımıza nitelikli bir sağlık hizmeti sunabilmemiz için yeterli zaman ve olanak sağlanmalı. Koruyucu sağlık hizmetlerinin öncelendiği ve ekip anlayışını gözeten bir sistem inşa edilinceye kadar ASM sayısı hekim başına 2 bin nüfusu aşmayacak şekilde artırılmalı.
* Aile hekimliğinde güvencesiz ve kadrosuz istihdamı kabul etmiyoruz. ASM’lerde nüfus yapısına göre yeterli hemşire, ebe, teknisyen görevlendirilmeli, aşılama ve diğer koruyucu hekimlik uygulamaları desteklenmeli, geliştirilmeli.
* Ebe ve hemşirelerin maaş ve teşvik ödeme kriterleri, aile hekiminin çalışma kriterleriyle değil kendi mesleki sorumluluklarına göre düzenlenmeli. ASM çalışanlarının kanun değişikliği gerektiren teşvik ücreti katsayısı en az iki katı ve tavan ücreti en az üç katı oranında artırılmalı.
* ASM’lerde çalışan hekim, ebe, hemşire ve sağlık emekçilerine emekliliğe yansıyacak tek kalemden oluşan, insanca yaşamaya yetecek düzeyde, izin kullandıklarında, hastalandıklarında, çocuğu olduğunda veya ailesinden biri öldüğünde kesilmeyecek maaş ödenmeli.
* Sağlıkta şiddeti artıracak düzenlemeler değil şiddetin önlenmesini sağlayacak etkin ve caydırıcı tedbirler alınmalı, etkili şiddet yasası çıkarılmalı ve sağlık çalışanlarının can güvenliği sağlanmalı.
‘Bakanlık elindeki sopayla bizi tehdit ediyor’
Açıklamada ayrıca, daracık koridorlarda, bodrum katlarında, deprem güvenliği olmayan binalarda sağlıksız ortamlarda çalışıldığı belirtilerek şöyle dendi: “ASM yapmak hükümetin aklına yirmi sene sonra geliyor. Aklına geldiğinde de bir milletvekili çıkıp temel atma töreninde hekimlerin, hemşirelerin gırtlağına sarılın diyor. Nefes alamıyoruz!”
Sağlık Bakanlığı’nın elinde sopayla ASM çalışanları ve toplumun sağlığını tehdit ettiği söylendi:
“Ay sonunda ne ücret alacağımızı bilemiyoruz. Bu ay bebeklerimize yapacağımız aşılar gelecek mi, bilemiyoruz. Hastalarımızı tedavi etmek için yazdığımız reçeteler nedeniyle ceza alacak mıyız, bilemiyoruz. Hastalarımız tedavilerine ulaşabilecek mi, bilemiyoruz.
Günde 60-70 hasta bakmazsak işimizden olacak mıyız, bilemiyoruz. Eziyet yönetmeliği çıktığından bu yana, üç ayda yenidoğan yoğun bakım merkezlerini, anjiyo pazarlıklarını denetleyemeyen Sağlık Bakanlığı’nın isterse 7 bin ASM’yi bir günde iki defa denetleyebileceğini öğrendik.”
Sağlık çalışanları, eziyet yönetmeliğine karşı mücadeleye devam edeceklerini açıkladı.