Aile hekimleri, hemşire ve ebeler seslendi: Şarlatanlara değil, bize güvenin

Vergide adalet eyleminin 48’inci haftasında aile sağlığı merkezi çalışanları hem haklarını aradı hem de çocuklara sağlıklı bir gelecek sağlayan aşı ve topuk kanına ‘koruma’ istedi.

Çalışanlar ayrıca ‘şarlatanlara’ da kulak verilmemesi çağrısı yaptı.

Fotoğraf: İstanbul Tabip Odası

Aile sağlığı merkezlerinde (ASM) görev yapan aile hekimleri, hemşire ve ebelerin ‘eziyet yönetmeliği’ dedikleri, Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliği’nin geri çekilmesi için mücadelesi sürüyor. 

Her çarşamba farklı bir ASM önünde buluşan sağlık çalışanları bu hafta, Şarlatanlara değil; yanı başınızdaki hekim, hemşire ve ebelerinize güvenin! Aşı ve topuk kanı gibi koruyucu hizmetlere yasal güvence istiyoruz” diye haykırdı.

İstanbul Tabip Odası ve Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası’nın (SES) ortak eyleminde İstanbul Tabip Odası Aile Hekimliği Komisyonundan Dr. Turan Karakaş ortak açıklamayı okudu. 

Yüzbinlerce çocuk salgınla karşı karşıya

Aşı tereddüdünün halk sağlığını tehdit etme boyutlarına ulaştığını belirten Karakaş, “Her ay, aşı eksikliği yüzünden on binlerce çocuğun aşıları zamanında yapılamıyor. Yüz binlerce çocuk salgın hastalık riskiyle karşı karşıya” dedi.

Aşı teminindeki sorunlar ve artan aşı tereddüdü sonucunda boğmacaya bağlı bebek ölümleri, ülkenin dört bir yanından da binlerce kızamık vakası olduğunu paylaşan Karakaş, “Maalesef, onlarca yılın emeği son yıllarda heba edildi” dedi.

Karakaş, aşı tereddüdü ve reddinin dalga dalga büyüdüğünü söyledi: “Aşıyla önlenebilir hastalıklar yüzünden çocuklar hayatını kaybediyor. Yıllardır uyarmamıza rağmen, Sağlık Bakanlığı önlem almaya yanaşmıyor, aynı COVID-19 zamanında yaptığı gibi, hastalıkları ve verileri gizliyor.

Karakaş ayrıca aşağıdaki konulara değindi: 

* Aşı tereddüdünün yaygınlaşmasıyla, bebeklerde hastalıkların erken tanısını ve önlenmesini sağlayan kan testleri ve uygulamaları da bu bilgi kirliliğinden etkileniyor. Bazı aileler bebeklerinden topuk kanı alınmasına karşı çıkıyor, K vitamini uygulamasını reddediyor ve bu durum, bebeklerin tanısı geciken hastalıklar veya beyin kanaması gibi kolayca önlenebilir sorunlar nedeniyle hayatını kaybetmesine neden oluyor. 

* Grip aşısı yapamıyoruz. Grip nedeniyle milyonlarca kişi hastalanıyor, yoğun bakım tedavisi alıyor. Sağlık Bakanlığı aşılamaya ayırması gereken kaynağın kat be kat fazlasını grip tedavisinde kullanılan ilaç için harcıyor. İnsanlar hastane kuyruklarında önlenebilir bir hastalık nedeniyle sıra bekliyor, Sağlık Bakanı ise çok sayıda insanın hastaneye gitmesiyle övünüyor. 

* Aynı şekilde üç yıldır kendi üreteceğimiz HPV aşısını bekliyoruz. Bu süre zarfında insanlar rahim ağzı kanserine yakalanıyor. Kanseri önleyen bir aşıyı bile halkımıza ulaştıramıyoruz.

‘TV’lerde para karşılığında boy gösterenler kafanızı karıştırmasın’

* Biliyoruz ki televizyonlarda para karşılığı boy gösteren, sosyal medyada ücretli kampanyalar düzenleyen ve isimlerinin önünde akademik unvanlar taşıyan bazı kişiler zihinleri karıştırıyor. Bu kişiler insanların kaygılarını istismar ederek kazanç elde etmekte.

* Kapı komşusu mesafesindeki sağlık çalışanları ise kendi çocuklarının aşılarını eksik bırakmamakta. Güvenmeniz gereken yanı başınızdaki hekim, hemşire ve ebeler.

‘Aşı ve topuk kanı için yasal güvence verilsin’

Açıklamada bakanlığa da seslenildi. Aile sağlığı merkezlerinde performans dayatmaları ve ceza tehdidiyle ASM çalışanlarının baskılanmaya çalışıldığı, sağlık hizmetlerinin ticarileştirdiği ve politikalarını sürdürmek için hastalarla karşı karşıya getirildiklerini belirten Karataş, şöyle devam etti:

* Ancak sağlığını koruduğumuz her hastamız, her bebeğimiz bizim işimizin ve bu işi yapmamızın en temel gerekçesidir. Baskılarınız ve ceza tehditleriniz bizi yıldıramayacak. Toplumu bilgilendirmeye ve korumaya kararlılıkla devam edeceğiz. İşimizi, şimdiye kadar olduğu gibi, hakkıyla yapmayı sürdüreceğiz.

* Aşı ve topuk kanı gibi koruyucu hizmetlere yasal güvence istiyoruz!

* Koruyucu sağlık hizmetlerinin sunulmasına engel olan aşı tereddüdü ya da aşı retlerinin önüne geçmek amacıyla, çocuklara yapılanlar başta olmak üzere temel ulusal aşıların zorunlu olmasını içeren yasa çıkarılmasını istiyoruz.

* Aşı ret formlarına boğulmak değil, aşı tereddüdü yaşayan hastaların doğru bilgilendirilmesini istiyoruz. Yıllardır halkımızı yanıltanların yarattığı bilgi kirliliğine son verilmesini istiyoruz. Aile sağlığı merkezlerine aşıların eksiksiz şekilde temin edilmesini istiyoruz.

* Koruyucu hizmetlerden aşılama, tarama, izlem yapılmasında yaşanan zorluklar karşısında sağlık çalışanlarının yalnız bırakılmamasını, hizmeti alanlara da yasal sorumluluk verilmesini ve buna ait yasal mevzuatın hazırlanıp yaşama geçirilmesini istiyoruz.

* Tüm basın emekçilerini, siyasi partileri, meslek örgütlerini, uzmanlık derneklerini, hak savunucularını “Aşı candır hayat kurtarır” demeye davet ediyoruz. Aşı tereddüdü yaratanlara karşı çocukların ve toplumun sağlığı için öne çıkmaya, doğru bilgi ile topluma güven vermeye davet ediyoruz.”

TTB’den Sağlık Bakanlığı’na ‘acil’ çağrı: Eziyet yönetmeliğini yayınlamayın!

İstinaf Mahkemesi, bilim dışı topuk kanı kararının kaldırılmasına hükmetti