Okura not:
Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.
Dava sonucu ne olur bilmiyorum ama Ferdi Tayfur gibi herkesin kalbinde taht kurmuş bir sanatçının ölümünün ardından aile bireylerinin bu hale gelmesi son derece üzücü. Tayfur ardında onlarca ölümsüz eser bıraktı. Bizim onu eserleriyle anmamız gerekirken, Tayfur’un aile bireylerinin kavgasıyla gündem olması her şeyden önce kendisine yapılmış büyük bir haksızlıktır. Umarım aile kendi içinde uzlaşma sağlar da Tayfur’un adı böyle haberlerin içinde daha fazla geçmez…
Ferdi Tayfur’un vasiyetinde en dikkat çekici nokta mal varlığının bir kısmını TSK, Darüşşafaka ve LÖSEV’e bırakması oldu. Kendisiyle yaptığım röportajda Türk Silahlı Kuvvetleri’ne verdiği değeri dile getirmişti Tayfur. Kendisine “Müzisyen olmasaydınız ne olmak isterdiniz?” diye sorduğunda bana şunları söylemişti:
“Asker olurdum büyük ihtimalle. Babam hep asker olmamı isterdi. ‘Ceketimi satacağım, onu okutup paşa yapacağım’ dermiş rahmetli. Vatanını çok seven biriyim ve seçme şansım olsaydı, şanlı ordumuzda asker olarak görev yapmak isterdim.” Vasiyetinde de Tayfur’un devletine, milletine ne kadar kıymet verdiğini görmüş olduk. İyi ki bu topraklardan Ferdi Tayfur geçti.