Okura not:
Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.
Doğan Öz öldürüldüğünde dönemin başbakanı Ecevit’e sunulmak üzere bir kontrgerilla raporu hazırlıyordu ve kontrgerilla o sene Türkiye’yi kana bulayacak, ilk büyük katliam Öz öldürülmeden yaklaşık bir hafta önce, yani 16 Mart günü gerçekleşecekti. O gün İstanbul Üniversitesi’nde solcu öğrencilere yönelik bombalı bir saldırı düzenlenmiş ve 7 öğrenci yaşamını yitirmişti.
Sonradan NATO menşeili olduğu açığa çıkan bombalarla düzenlenen saldırının yapıldığı gün, normalde öğrencilerin giriş çıkışlarında civarda mutlaka polis ekipleri bulunurken, bu ekipler ortadan kaybolmuş, saldırganların peşinden giden polislere de durma talimatı verilmişti. Bunu yapan kişi ise kayıtlara komiser Reşat Altay olarak geçmişti.
Yıllar sonra, yine bir 19 Ocak günü, 19 Ocak 2007’de Türkiye’de bir siyasi cinayet daha işlendi ve Ogün Samast adlı bir tetikçi Hrant Dink’i öldürdü. Samast Trabzon’da yaşıyordu ve cinayeti işlemek için Trabzon’dan İstanbul’a gitmişti, o da milliyetçi bir çevredendi ama MHP’li değil BBP’liydi. Samast’ı cinayete BBP’li Yasin Hayal teşvik etmişti, Hayal’in arkasında ise yine BBP’li Erhan Tuncel vardı ve Tuncel aynı zamanda Trabzon Emniyeti’ne çalışan bir polis muhbiriydi.
Peki emniyet güçleriyle bu kadar içli dışlı olan ve hepsinin daha önceden poliste dosyasının olduğunu bildiğimiz bu kişiler cinayet planlarını yaparken Trabzon emniyet müdürü kimdi? O polisin ismi Reşat Altay’dı. Evet, 12 Eylül öncesinin en önemli katliamlarından birinde adı geçen Altay, seneler sonra Trabzon Emniyet Müdürü olarak Dink cinayetinde de karşımıza çıkacaktı.