Okura not:
Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.
Trump’ın ilk başkanlık döneminde Rahip Bronson’un serbest bırakılması için Erdoğan’a yazdığı yüz karası mektup ve ekonomini mahvederim mealindeki tweet’i anımsatanları mı ararsın, yoksa aslında o överken aba altından sopa gösteriyor diyenleri mi? “Suriye’de tek kazanan Recep Tayyip Erdoğan, güçlü lider” diyen Trump’ın mesajını, gazetecileri Erdoğan’a sorduklarında aldıkları yanıt “Doğru söze ne denir” oldu. Trump ile hiçbir anlaşmazlığı da yokmuş.
Cumhurbaşkanı yanılıyor. İlk dönem başkanlığı sırasında da iki sağcı ve otoriter lider olarak hem anlaştılar hem de Trump en güçlü otoriter olarak istediğini almak için Saray’ı kendi güç gösterisi olarak kullandı. ABD’ye büyük bir şov sundu. Ertesi gün Amerikan uçağı rahibi alıp götürmek için İzmir’de bekliyordu.
…
Tabii, Trump’ın Cumhurbaşkanı Erdoğan için söylediği ve Saray ve gazetecilerinin koltuklarını kabartan sözlerinin ardında, saklı başka bir gerçek vardır: Bölgede en büyük saldırgan ve kitle katliamcısı, Ürdün’den sonra Suriye’ye girerek yeni topraklar ilhak eden ve Suriye’nin neredeyse tüm savunma sistemini yerle bir eden İsrail’i saklamak.
Türkiye’yi kazançlı göstererek aslında sahneye çıkarmak ve sahne ışıklarını Erdoğan üzerinde yakmak.