Okura not:
Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.
Tüm bu denklem, Halep’i adeta savaşmadan bırakan Esad yönetimine “kimin yardıma koşacağı” ve “yardımın mahiyeti” üzerine düğümleniyor. Esad bizzat Moskova’ya gidip yardım istedi.
Ayrıca Esad’ın “yardım edin” telefonu üzerine İran’ın Daışişleri Bakanı Arakçi de soluğu Şam’da aldı. Arakçi’nin bir sonraki durağının ise Ankara olacağı açıklandı. İran ayrıca Irak’taki Şii milisleri Suriye’ye göndermek üzere hareketlendi, ancak Irak Başbakanı Sudani ani bir hamleyle Irak-Suriye sınırını geçişlere kapayıverdi. (Şimdilerde kolu kanadı kırık durumdaki Tahran, sınırın kapatılmasını pek mesele etmiyor gibi dursa da, Irakın bu adımının “intikamını” ilerde Sudani’den bir şekilde almasını beklemek yanlış olmaz.)
Esad ayrıca yeniden kabul edildiği Arap Birliği’nin zengin üyeleri Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan’la da temasa geçti. Araplar yaptıkları açıklamalarla Esad’a “destek olduklarını” söyleseler de, henüz somut bir yardım adımı atan yok.
Türkiye’de ise, resmi hükümetten “itidal” çağrıları gelirken, AK Parti yetkilileri ve hükümete yakın medya HTŞ terör örgütünün ele geçirdiği Halep’in “kurtarıldığı” yolunda bir söylem getirmiş durumda. O kadar ki, AK Partili eski Bakan, şimdinin milletvekili Mustafa Varank bile sosyal medya paylaşımları ile “kutlama korosuna” açıkca katılmaktan kaçınmadı.