Şeref Oğuz: Çürük toplum hapishaneye dönüşür

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

warning
Okura not:

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Çürüme tepeden başlar, tabana yayılır. Çürüme bir kez tetiklenince, toplumsal değerler ihlal edilir. Demokrasi talebi yoktur, imtiyaz talebi vardır. Otorite talebi de yükselir. Ancak otoritenden beklenti, “çıkar” olur. Aile bozulur, değerler yok olunca aile bireyleri menfaat yığınlarına dönüşür.

Neticede çürük toplum; bireylerinin içinde çürüdüğü hapishaneye dönüşecektir. Çürümeye dair akılda kalmasını umduğum şudur ki çürümenin, bir kez başladığında durdurulamayacağıdır. Bu yüzden senin sağlam olman yetmez, çürüklerden de uzak durman gerekecektir.

Bozuk olanı tamir edersin, kırık olanı onarırsın, eski olanı yenilersin, sökük olanı diker, eksik olanı tamamlarsın ancak çürük olana çare yoktur. Çürüme, entropinin (geri döndürülemez bozulma) kaçınılmaz sonucudur. İster yemek olsun ister insan ister toplum; çürüyeni değiştirmek zorundasın.

Nice kurum, değişen zamana ayak uyduramadığı için köhnemiştir. Değer üretmemeye başlayan her kavram, silinmeye mahkûmdur. Hele ki toplumun bireyleri arasındaki ilişkileri düzenleyen hukuk çürümüşse, toplumsal barış bozulacak, bireysel çıkarlar ön plana çıkacak ve temel yapılar çökecektir.

Bireylerin bencilleşmesi, toplumları çürütür diyorsak, bir sonraki toplumun da gübreliği oluşuyor demektir. Son söz; senin sağlam olman yetmez, çürüklerden uzak durmalısın yoksa sen de çürürsün.

Şeref Oğuz’un yazısı