UNESCO’nun Türkiye’deki Dünya Kültür Miras Listesinde yer alan yörelerinden Kapadokya’da, özellikle Göreme Vadisi’nde güneş henüz doğmadan onlarca balon gökyüzüne havalanır. Her biri sepetine 25-35 kişiyi bindirerek havalanan balonlardakiler Erciyes Dağı tarafından doğacak güneşi görmek için sabahın alacakaranlığında yola düşerler. Balona binenlerin çoğunluğu Kapadokya ve çevresindeki otellerde konaklayan dünyanın değişik ülkelerinden gelen turistlerdir. İçlerinde Türkiye vatandaşı çok azdır çünkü Türkiye’de bu balonlara binmek demek bir emekli aylığını balon şirketlerine ödemek anlamına gelir. Her gün değişmekle birlikte 350-400 avroya ulaşabiliyor balona biniş ücretleri.
Görüştüğüm balon işçisi yıllardır bu sektörde çalışan birisi ancak hiç balona binmemiş. Çikolatanın ham maddesi olan kakaoyu üreten ama çikolata tadını bilmeyen Afrikalı işçiler geldi aklıma böyle söyleyince. Yine de sepette boş yer kaldığında bazen işçileri de aldıkları oluyormuş balona. Günde sadece 2.5 saat çalıştıklarını, bu anlamda bakıldığında işin çok kolaymış gibi göründüğünü söylüyor ama geçinebilmek için günün kalan kısmında da çalışmak durumunda kaldıklarını aktarıyor. Açlık sınırının bile epey altında kalan asgari ücretle geçinmek, özellikle Kapadokya gibi turistik, pahalı bir yerde pek mümkün değil. Buna karşın balon şirketlerinin, bütün giderlerini (işçi, araç, vergi vs.) bir, bilemedin iki günde çıkardığını söylüyor balon işçisi.
Yaptıkları işi “Basit ama tehlikeli ve son derece dikkat gerektiren bir iş” olarak tanımlıyor. Tam o günlerde haberlere de yansıyan bir kazayı anlatıyor; “Balon iniş sırasında bir arabaya çarptı. O balonun ekibini işten çıkarmışlar, tutamadınız balonu diye. Halbuki pilotları ‘İniyorum’ demiş. Başka ekip de yardıma geliyor ancak o hızda, rüzgar olunca sepeti arabaya çarpmaktan kurtaramıyorlar. Fatura ekibe kesilmiş. Sendika şart, hakkımızı savunacak birilerinin olması şart kesinlikle!” Bilet fiyatlarının bazen karaborsaya düştüğünü söylüyor balon işçisi. Talebin yoğun olduğu zamanlarda biletler 400 avroya ulaşabiliyormuş.