Mustafa Çağrıcı: Müslüman toplumların kadın anlayışı kamburlarımızdan biri

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

“İslam’da ruhbanlık yoktur” (hadis). İslâmiyet sadece insanların dinî kurtuluşuyla ilgilenmez; din ile dünyayı birbirinden ayırmaz. “Dünya ahiretin tarlasıdır” der. Nitekim kaynaklarımızda “din” kelimesi çoğunlukla “insanlara dünya ve ahiret mutluluğunu kazandırmayı amaçlayan ilâhî yasalar bütünü” şeklinde tanımlanır. Bizzat peygamberimiz ve Ashâb-ı Kiram ile diğer din büyükleri ve önderlerinin din anlayışı ve uygulamalarında da bunu görmekteyiz. Tek fark, doğal olarak, zamanların değişmesiyle ihtiyaçlar da değişeceğinden, bu ihtiyaçlara göre –ilâhî yasaların özünden kopmadan- formel olarak yeni çözümlerin geliştirilmesidir. Bu açıdan bakarsak, günümüzde “temel insanlık sorunları” olarak bilinen bütün sorunlar dinimizi de ilgilendirmektedir.

Her seviyede insan hakları ihlalleri, haksız savaşlar, şiddet ve terör, hayvanlara eziyet, çevre sorunları gibi güncel problemler bütün dünyayı meşgul ederken Müslüman dindarların bu konularda bilgisiz ve ilgisiz kalmaları onları kaçınılmaz olarak dünyanın dışına atmakta, hatta sevimsiz hale getirmektedir. Son yıllarda ülkemizdeki gelişmeler göstermiştir ki, on beş – yirmi yıl öncesine kadar haksızlığa uğramış, ağır baskı ve zulümler yaşamış olan dindarlarımız, o gün yükselttikleri haklı sesi bugün ‘ötekiler’ saydıkları lehine yükseltmiyorlar. Bu âdil değildir. Yüce Allah “Sakın bir kesime karşı duyduğunuz kızgınlık sizi adaletten saptırmasın” (Mâide 5/2); aziz Peygamberimiz de “Bütün insanlık bir ailedir ve onların Allah katında en değerlisi de ailesine faydalı olandır” buyurmuştur. 

Zamanımızda dindarların ve dinî oluşumların ilgilendikleri konular, büyük ölçüde, eski din büyüklerimizin en çok uzak durulmasını öğütledikleri siyaset ve maddiyata kaydı; maşeri vicdanda böyle bir kanaat oluştu. Kabul etmeliyiz ki günümüz Müslüman toplumlarının kadın anlayışı da önemli kamburlarımızdan biridir; kadın cinayetleri bunun sokağa yansımasıdır. Kadın konusunda dinimizin temel kaynaklarını doğru kavramalı, bu konuda geçmişimizi doğru değerlendirmeliyiz. Bu hususta günümüzün Müslüman toplumları arkaik kalmakta, elinde çağdaş insanlığa sunacağı hiçbir değer bulunmamaktadır.

Mustafa Çağrıcı’nın yazısı