Sıra 17 Aralık'ın 'sakıncalı' savcısı Celal Kara'ya geldi: Görevi kötüye kullanma suçlamasıyla iddianame

 

17 Aralık yolsuzluk ve rüşvet soruşturmasını yürütürken dosyadan el çektirilen sonra da görevden alınan savcı Celal Kara hakkında, ‘görevi kötüye kullanmak’ suçundan 3 yıla kadar hapis cezası istemiyle iddianame düzenlendi.

Kara’dan kısa süre önce 25 Aralık Soruşturması’nın savcısı Muammer Akkaş ve Sulh Ceza hakimi Süleyman Karaçöl hakkında da aynı suçlamayla iddianame hazırlanmıştı.

Şikayetçi: Muammer Güler ve oğlu

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Geçtiğimiz günlerde Savcı Akkaş ve hakim Karaçöl için iddianame düzenleyen Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, savcı Celal Kara için de iddianame düzenleyen savcılık oldu.

İddianamede, dönemin İçişleri Bakanı Muammer Güler ile soruşturma kapsamında bir süre tutuklu kalan oğlu Barış Güler şikayetçi olarak yer aldı.

Suçlama: Görevi kötüye kullanma, yeterli delil toplamama

celal kara
Fotoğraf: Cumhuriyet

İddianamede 17 Aralık soruşturmasını yürüten savcı Celal Kara’nın, 23 Ağustos 2013 tarihinden 30 Ocak 2014 tarihine kadar ‘görevi kötüye kullanma’ suçunu işlediği belirtildi. İddianamede Savcı Kara’nın şüpheliler lehine ve aleyhine bütün delilleri toplamadan, kuvvetli şüphe sebebi oluşmadan şüphelilerin tüm mal varlığına el konulması talebinde bulunduğu öne sürüldü.

Kara hakkındaki suçlamalardan bazıları şöyle: “Cumhuriyet Savcısı Celal Kara’nın İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2012/120653 sayılı soruşturmasında maddi gerçeğin araştırılması ve adli yargılama yapılabilmesi için şüphelilerin lehine ve aleyhine olan bütün delilleri toplamadan, suçun işlendiğine ve mal varlıklarının bu suçlardan elde edildiğine dair kuvvetli şüphe sebebi belirlemeden şüpheliler ile şüphelilerin iştirakinin bulunduğu tüm mal varlığına el konulması için 16 Aralık 2013 tarihinde mahkemeden talepte bulundu.”

Soruşturmanın ‘kalbi’ telefon görüşmeleri suçlama nedeni

20140304 rıza sarraf

İddianamede ayrıca, bir süre sonra internete sızmasıyla 17 Aralık soruşturmanın kapsamını gözler önüne seren telefon görüşmeleri tapeleri de suç unsuru olarak yer aldı.

Rıza Sarraf ile eşi Ebru Gündeş ve şüpheli Barış Güler ile o tarihte İçişleri Bakanı olan babası Muammer Güler arasındaki telefon görüşmelerinin uzun süre dinlenip kayda alınması ve imha edilmesi iddianamedeki suçlamalardan biri oldu.

İddianamedeki ilgili bölüm şöyle:

“Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 135. maddesinin 2. fıkrasında yer alan, ‘şüpheli veya sanığın tanıklıktan çekinebilecek kişilerle arasındaki iletişimi kayda alınamaz. Kayda alma gerçekleştikten sonra bu durumun anlaşılması halinde, alınan kayıtlar derhal yok edilir’ hükmüne aykırı olarak, aynı soruşturmada şüpheli Rıza Sarraf’ın eşi Ebru Gündeş ile şüpheli Barış Güler’in o tarihte İçişleri Bakanı olan babası Muammer Güler ile yaptığı telefon görüşmeleri, uzun süre dinlenip kayda alındı. Bu kayıt yok edilmeyip dosyanın uhdesinde bulunduğu tarih olan 31 Ocak 2014 tarihine kadar muhafaza etti. Eylemleri bu şekilde bir bütün olarak ‘görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2012/120653 sayılı soruşturma evrakı, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu 2. Dairesi’nin 03.03.2015 günlü kararı ile anlaşılmıştır”

Kara ile ilgili iddianame, Bakırköy 16. Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edilirse, Kara üç yıl hapis cezası istemiyle yargılanacak. Yargılama ise Kara’nın savcı olması sebebiyle Yargıtay’da yapılacak.

Ne olmuştu?

Barış Güler
Barış Güler

Savcı Kara’nın talimatı ile 17 Aralık 2013 tarihinde başlatılan operasyonda dönemin İçişleri Bakanı Muammer Güler’in oğlu Barış Güler, dönemin Ekonomi Bakanı Zafer Çağayan’ın oğlu Kaan Çağlayan ve dönemin Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar’ın oğlu Oğuz Bayraktar, işadamları Ali Ağaoğlu, Rıza Sarraf ile Halkbank Genel Müdürü Süleyman Aslan’ın da aralarında bulunduğu 62 kişi gözaltına alınmıştı.

Ülke gündemini uzun süre meşgul eden yolsuzluk soruşturması dosyasına kısa süre içinde hükümetin müdahalesiyle Kara’ya ‘yardımcı olmak için’ yeni savcılar atanmış, ardından da Barış Güler, Rıza Sarraf, Süleyman Aslan’ın da aralarında bulunduğu 24 kişi serbest bırakılmıştı.

Savcı Kara, bu operasyonun talimatını verdikten bir süre sonra önce dosyadan el çektirilerek Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcılığı’na savcı olarak atanıp ardından HSYK tarafından tedbiren görevinden uzaklaştırılmıştı.

Savcıların takipsizlik kararını verdiği 17-25 Aralık dosyaları, Meclis’e geldiğindeyse şaşırtıcı olmayacak biçimde dört bakanın Yüce Divan’a gönderilmemesine karar verilmiş, dosyalar ‘sümenaltı’ edilebilmişti.

Bunun ardından Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) 2. Dairesi, 17 ve 25 Aralık soruşturmalarının şüphelilerinin şikayeti üzerine, 3 Mart 2015 tarihinde 17 Aralık soruşturmasının savcısı Celal Kara ile 25 Aralık soruşturmasının savcısı Muammer Akkaş ile hakimi Süleyman Karaçöl için yargılanma izni verdi.

Bu yargılama izni üzerine savcılar Kara ile Akkaş ve hakim Karaçöl’ün dosyaları, iddianame düzenlenmek üzere Bakırköy Adalet Sarayı’na gönderildi. Celal Kara ile ilgili iddianame de Akkaş ve Karaçöl’ün ardından gecikmeden geldi.