Nasrallah’ın öldürülmesine güya İsrail düşmanı iktidarın ve Türkiye İslamcılığının gerçek bir itirazı var mı, yok? Yok, çünkü hem mezhepçiler hem de bunun ötesinde tarihsel olarak emperyalizmin işbirlikçisi, taşeronu sıfatını haizler. Özellikle Suriye’de destekledikleri cihatçılar yenildiyse bunda Nasrallah’ın yönettiği Hizbullah’ın büyük payı var ve bunu en iyi onlar biliyorlar. Ve işte tam da bu nedenle kendileri İsrail’e karşı tek kurşun sıkmamış Türkiye İslamcıları Gazze için canını ortaya koyan Nasrallah’ın ölümüne seviniyor, kendilerinden geçiyorlar.
İktidarın ve İslamcıların pozisyonu belli; peki ya Özgür Özel’in ve CHP’nin konuya dair sessizliğine ne demeli? Emperyalizm söz konusu olduğunda aylardır devam ettirilen “Filistin bizim meselemiz” edebiyatının sınırlarına gelinmiş olmalı ki Özel’den de CHP’den de suikasta dair tek bir açıklama duymuş değiliz. Hafta sonu Alman Sosyal Demokrat Partisi eş başkanını Türkiye’de ağırlayıp böyle bir hadise yaşanmamış gibi yapmak da zaten neyin ne olduğunu açıkça gösteriyor.
Daha Lübnan Hizbullah’ıyla Türkiye’deki Hizbullah adlı kontrgerilla yapılanması arasındaki farkı bilmeyen cahilleri bir kenara koyalım, kendisine laik diyenlerin önemlice bir bölümü de kapitalizmin ve emperyalizmin ne olduğundan bihaber oldukları için meseleyi “seküler” İsrail’le radikal dinci örgütler ve İran arasındaki bir savaş gibi görüyor ve aslında kendisi bir din devleti olan İsrail’in yanında hizalanıyorlar. ABD ve İsrail’in bölgedeki seküler-sol güçleri nasıl ortadan kaldırdığına ve radikal İslam’ın/cihatçılığın bizzat bunlar tarafından palazlandırıldığına dair ise en ufak bir fikirleri dahi yok.