Bir süredir sosyal medyada yaşadığım bir dert var. Tanımadığım insanlardan çeşitli gerekçelerle hemen her gün aynı iletiyi alıyorum. Sorunlarını anlatıyor, Sedat Peker’e ulaştırmamı istiyorlar. Son günlerde aldıklarımın imlasını düzelterek aktarayım: “Çok zor durumdayım. Yuvam dağılmak üzere. Çocuklarımın ihtiyaçlarını karşılayamıyorum. Reisime ulaşamıyorum. Yardımına ihtiyacım var abi. Sedat reisime ulaşmak istiyorum. Bana Allah rızası için yardım etmenizi istiyorum.” “Abim hasta çalışamıyor. Beyninde kist vardı, ameliyat oldu. Kalça kemiklerine protez kondu. Borcumuz var, zor durumdayız. Bir evimiz var o da ipotek. Sedat Peker reisimize ulaşabilsek yardım edebilir mi?”
Bunu görünce Peker’in takip ettiği birkaç arkadaşımı aradım. İşin ilginci onlarda da durum aynıydı. “Yardım et Sedat Peker” iletileri yağmur gibi yağıyordu. Sonra arşivleri taradım. Evlilik yüzüğü alamadığı için nişanlısıyla ilişkisi bozulan genç köprüye çıkıp Peker’den yardım istemiş ve almış, bir çocuk amansız hastalığından Peker’in ameliyat ettirmesiyle kurtulmuş, eski bir Yeşilçam yıldızının kesilen elektriği Peker sayesinde açılmış… İnsanlar Sedat Peker sayesinde iş buluyor, tedavi oluyor, karnını doyuruyor, sokakta yatmaktan kurtuluyordu.
Sedat Peker’i övmek için bunları yazmadım. Ülkenin içinde olduğu trajediye dikkat çekmek için anlattım. Sokaklarda artan şiddetten intiharlara, suç örgütlerinin ülkede cirit atmasından boşanma davalarındaki patlamaya kadar her şey ama her şey derin yoksulluğun sonucu. 19 yaşındaki katilin polisi öldürmesini konuşuyoruz ya. Okuduğum bütün mafya dosyalarında tetikçiler 20’li yaşların başında. İşsizliğin, eğitimsizliğin, geleceksizliğin kol sürdüğü düzende çocukların çetelerde kariyer araması sürpriz değil. Anayasanın ilk dört maddesi için kavga ediyoruz da bu maddelerden birinin “sosyal devlet” olduğunu unutuyoruz. Yurttaşına barınmayı, sağlığı, eğitimi, iş imkânlarını vermeyen devlet; “şanslı” vatandaşını Peker’in yardımlarına, “şanssız” olanları sokak çetelerinin elemanlığına itiyor. Asıl çöp poşetine koymamız gereken din perdesiyle-milliyetçilik kisvesiyle devleti ve milleti soyan bu düzen.